Kim demiş Linux'ta oyun olmaz diye?

Ben, genel anlamda baktığınızda oyunları seven biriyim. Tabii oyunlara karşı bir çok kişinin aksine, büyük bir tutkum yok, günlerce oynamadan da yaşarım, İnternet’i oyuna tercih ederim. Ama Linux’ta, biraz eğlenmek istediğinizde, yardımınıza birilerinin koşması iyi oluyor. Genel kanının aksine, Linux’ta oyun oynamanın tek yolu Wine ve Cedega gibi uygulamalarla Windows oyunlarını emule etmek değil, bu bir yöntem olabilir, ama tek yöntem değil.

Peki, ortalama bir oyuncu oyunlar hakkında Linux‘tan ne bekleyebilir? Linux, irili ufaklı bir çok oyunuyla oyuncuyu “eğlendirmeyi” biliyor, fakat oyunların çoğunun profesyonel yapımlar olmadıkları, ve grafiksel olarak belli bir ortalamanın üzerine çıkmadıkları doğru. Ücretsiz bir oyundan da Shader Model 3 kullanılan, bilmem kaç poligonlu bir düzey bekleyemiyorsunuz elbette. Fakat eğlence ve modifikasyon açısından, kesinlikle doyurucu!

Çok konuşmak bünyeye(ve bloga) zarar. Linux‘ta ne gibi oyunlar var peki? İşte size güzel oyunlarımdan bir kaç tanesi ;

  • Oyunların altındaki Wikipedia linklerine göz atın, oyun içi resimler bulunuyor.

OpenArena: Bildiğimiz Quake III Arena‘nın geliştirilmiş versiyonu, sunucularında her zaman oynayabileceğiniz onlarca kişi oluyor. Yoğun bir günün ardından stres atmaya birebir. Oyunun MacOS ve Windows sürümleri de mevcut.

http://en.wikipedia.org/wiki/OpenArena

Tremulous: Grafiksel açıdan sizi tatmin edebilecek bir Takım bazlı Multiplayer FPS oyunu. İnsanlar(Humans) ve Uzaylılar(Aliens) var. Bu 2 ırktan birini seçip, istediğiniz sınıfı da seçtikten sonra oyuna giriş yapıyorsunuz. Uzaylılar ve İnsanlar’ın oynanışları birbirinden çok farklı. Uzaylılar için evrim, İnsanlar içinse parayla eşya satın alma(para, başarı sağladıkça kazanılıyor) ile gelişim mümkün. Windows‘taki Natural Selection’un Linux hali diyebiliriz. Grafiksel açıdan da bir çok kullanıcıyı tatmin edecek.

http://en.wikipedia.org/wiki/Tremulous

Glest: Aslında Linux’un harika RTS’lerinden biri olmadığı gerçek. Ama yine de bu henüz yapımı yarım yamalak tamamlanmış oyun, dikkate değer. Teknoloji ve Sihir olmak üzere 2 tasarımdan birini seçerek oyuna başlıyor, binalar kurup, 3 farklı kaynak toplayıp, ordu yapıp, saldırıyoruz. Yani oyunun genel fikri diğer kardeşleriyle hemen hemen aynı.

http://en.wikipedia.org/wiki/Glest

Enemy Terriority: Linux sürümü de yapılmasıyla oynanan, Windows’tan aşina olduğumuz Wolfenstein oyunu. Grafiksel anlamda gayet başarılı, Atmosfer silahlar vs. de çok güzel, her Linux kullanıcısına lazım.

http://en.wikipedia.org/wiki/Wolfenstein:_Enemy_Territory

FreeDroidRPG: Linux’ta genel olarak RPG oyunlarına açlık söz konusu, Linux ortamında gerçekten az sayıda kaliteli RPG var. Bu oyun her ne kadar pek kaliteli sayılamasa da, arabirim ve oynanışıyla, türün heveslileri için güzel deneyimler yaşatabiliyor.

 

PlaneShift: İsminin aksine, bir Aksiyon veya Uçak simulasyonu değil. Linux’ta nadir bulabileceğiniz MMORPG türünden bir oyun, ve oldukça hoş. Arabirimi tam “süper” denilemese de, ilerledikçe harika olacağına inancım tam.

 

http://en.wikipedia.org/wiki/PlaneShift_%28game%29

 

Warsow: Çizgi grafiklerle Quake tarzı takılmak isteyenler için. Keyifli bir oyun, bir de pinginiz yukarı fırlayınca hemen oylama yapıp attırmasalar :) (256k kullanıcısıyım, pingim 250 oluyor , böhü!)

http://en.wikipedia.org/wiki/Warsow

Linux’un oyunlarının tamamının yanında bunlar komik kalıyor tabii, çok daha iyi alternatifler var. Bunlar en çok oynadıklarım arasında olduklarından ekleme ihtiyacı hissettim, fakat Linux’ta oynadığım tüm oyunları yazmak için, bir blog girdisi yeterli olmuyor, bunun için ayrı bir Wiki hizmeti açmayı düşünmeliyim :)

 

Yine de bunları da deneyin, pişman olmazsınız.

 

 

 

 

 

 

 

4 yorum yapılmış

  1. Dostlar linuxun tek eksiği tanıtım. Eğer linux insanlara tanıtılırsa işte buraya yazıyorum windowsu da sollar maci de. çünkü linux insanların iyiliği için var kötülüğü için değil.

    Tabi bir gerçek daha var. Şahsen ben linux üzerinde köklü bir bilgiye sahip değilim. Bu yüzden söylediklerim ileri seviye linuxculara basit gelebilir. Ancak ben doğru bildiğimi söylüyorum.

  2. Son bir aydır ubuntu 7.10 kullanıyorum.Win XP home edition da kendimi ne kadar küçük düşürdüğümü yeni farkettim.Linux zordur demiyorum.Sadece Ubuntu sayesinde bilgisayar kullandığımı,yaptığım şeyin tetris oynamaktan farklı olduğunu farkettim.Synaptic e gir programı yaz,hemen bulsun indirsin hazırlasın.Yapamazsa santrale gir.sudo apt-get install blablabla…Çok kolay şeyler ama insana kullandığı şeyin son yüzyılın harikası bilgisayar olduğunu hatırlatıyor.Linux te win da bulupta bulamayacağınız bir şey olmadığında iddialıyım.Uzattım iyice ama neresinden bakarsam bakayım windowsa bundan sonra dönmem 50 yıl falan alır.(o zamana kadar bunarsam aklım ancak windowsa yeter.:))

  3. @RoHanRHu

    “Linux sadece siyah ekran” diyen varsa ona şunu da göstermek lazım ;

    http://www.aranelsurion.org/?p=45

    Ha? Ne o? Siyah ekran değilmiş.. Aaa, çok sevdiğimiz DX’in haline bak. yaa yaa.

  4. Çok güzel bir yazı olmuş gerçekten linuxu biyerlerden görüp de bildiği kadarıyla “linux sadece siyah ekran” diyenlere gösterilmesi lazım :) teşekkürler.

Yorum Yazın