Symbian İzlenimlerim

İzlenim dedim yanlış anlaşılmasın, ajandası var, mesaj kutusu şöyle şeklinde değil. Bu tip incelemeleri her yerde bulursunuz, bu sığlıkta açıklamaların da mantığını hiç anlamamışımdır. Ajandası var, OMG! Bu bir devrim. Hayır değil. Telefon alırken eğer önce megapikseline, bataryasına falan bakıyorsanız bu yazıyı anlamsız bulabilirsiniz. Ben öyle yapmıyorum, benim için telefonun işletim sistemi en önemli şeyidir. hızı, stabilliği, güvenliği, uygulama desteği, hack kapasitesi, kodlarının korumalı olup olmayışı, popülaritesi. En çok bunlar önemli. İki çift laf edeyim diye telefon almıyorum anlayacağınız.


Eskisi gibi değil işler, mobil pazar büyüdükçe rekabet arttı. Bir yandan gümbür gümbür gelen Android, bir yandan Apple’ın MacOS çakması işletim sistemi, yılların WinMEsi, Symbian’ı, sektörde kendisine yer açmaya çalışan Linux da var artık. Böyle bir ortamda insan “imdaat!” diye bağıracak noktaya geliyor. Ben uzun süredir Nokia kullanıyorum, kaç telefon geçti elimden hepsi Nokia. Tasarımlarını, özelliklerini hep beğenmişimdir bu telefonların. Haliyle en çok ilişkim hep Symbian ile oldu.

Uzun süre yenilemeyip bir anda N96’ya geçince ne olduğumu şaşırdım haliyle :) Zaten alırken en çok istediğim şey, N-Gage ortamı, oyunları, uygulamaları, her şeyiyle bir güzelce kurcalayacaktım. Alalı bir ay falan oluyor, kurcaladım ettim, didik didik edilmedik yanını bırakmadım, ve evet, Symbian’a “laflar hazırladım”!

Neresinden başlasam bilemiyorum, öncelikle, Symbian stabil olmayan bir işletim sistemi. Şöyle izah edeyim: Yıllar yılı bir OS geliştirip içine güvenli modu koymayan adamlara ne denir? Diyelim ki yanlışlıkla kendini başlangıçta başlatan ve sorunlu bir uygulama, tema falan kurdunuz. Yandınız! Hahaha. Hiç kurtuluşunuz yok. Peki sizce ne olacak? Symbian telefonlarına hiç bir yönetimsel araç koymuyor! Telefona PCden ulaşma gibi bir şansınızda yok. Gitti o telefon. Tamam, tam olarak gitmedi, formatlarsanız ilk günkü haline dönecektir. İyi ama ey salak Symbian, bir kere adam gibi boot etsen kolayca silebileceğim bir uygulama için niye format atıyorum lan? Bir şey bozulmadı ki, altıüstü başlangıçta başlıyor meret. Safe Mode’un falan olsa düzeltirim hemen.

Bir kere bu yüzden formatladım telefonu, ne kadar sinirim bozulduğunu tahmin edersiniz. Bu olaydan tek kaçış yolu uygulamalarınızı MMC karta yüklemek, böylece kartı çıkardığınızda uygulamanın verilerine erişilemediğinden başlayamayacaktır. Eğer bir MMC kartınız yoksa kullanmayın Symbian. Evet öyle de acımasızlar.

Sanırım ilk sorunu anladınız. Symbian’ın hiç bir yönetim aracı yok. Dış uygulama yüklemeksizin süreçleri bile göremiyorsunuz. Dışarıdan alacağınız uygulamalarla da süreçlere erişim hakkınız olacak diye bir şey yok, Symbian’ın insafına kaldınız. Uygulamaları göremediğiniz için hangisinin ne kadar CPU, MEM tükettiğini bilemiyorsunuz. Belki de yeni yüklediğiniz yazılımın bir daemonu, tüm bataryanızı yedi! Ama siz bunu bilemezsiniz çünkü CPU durumunu göremiyorsunuz. Hiç bir yönetim aracı olmadığından, her sorunda kapınız formata çıkıyor. Evet açık ve net, 50 kere formatlayacaksınız o telefonu. Sistem dosyalarının üzerine çizik bile atamadığınız bir OS nasıl formata mahkum olur yahu?

Bu daemonlar, loglar falan derken sistem şiştikçe şişiyor tabii. Mesela Nokia, 16Gig Mass Memory, 100Meg onboard memory vererek salaklığın daniskasını yapmış, çünkü her uygulama sanki inatmışcasına o 100meglik kısımdan üç beş bir şeyler alıyor. Ya birader, hasta mısınız? 16G hafıza var uygulama kuramıyoruz be! Yine hiç bir yönetim şansınız olmadığından bu şişen dosyaları silemiyor, daemonları göremiyorsunuz.

Hatta birazdan açıklayacağım üzere, dış uygulamalarla Symbian’ı adam etmenizi önlemek için bile neler neler düşünmüş herifler. Şimdi düşünelim, eğer hiç bir yönetim hakkımız yoksa, telefonumuzda aptalca bir hata varsa, düzeltilmesi için tek yapılması gereken basit bir işlemse fakat biz bunu yapamıyorsak, bunu kim yapabilir? Ta-daa! Servis! Servise veririz, onlar yapar, tüm verilerimizi de kurtarıp bize verir değil mi? Değil. Kendi adıma Nokia Care Pointlerde gördüğüm manzara felaket. 10 yıl öncenin “resetleyelim makinayı” bilgisayarcıları gibiler. O oldu reboot, bu oldu reboot. Aynı mantık, her şeye format atıyor bunlar. Yani servisin bu işletim sisteminin ömrünün bir haftadan fazla olması gerektiği konusunda hiç bir fikri yok ve önemsemiyorlar. Sizin de yönetim aracınız olmadığı için siz de el süremiyorsunuz ve her sorun yeni bir veri kaybı demek oluyor.

Gerek Symbian Signed, gerek diğer aparatlarla telefona erişiminiz kısıtlanmış. iPhone’dan esinlendiler herhalde. Telefona ne kurup ne kuramayacağınız Symbian’ın keyfine kalmış. İmzalı olmayan uygulamaları kuramıyorsunuz, bu imzayı veren yine Symbian. Yani bir korsan uygulamayı kuramazsınız. Daha da güzeli, diyelim ki 3-4 kafadar bir araya gelip Symbian’ı adam edecek über bir yönetim aracı geliştirdi, bunu kuramazsınız! Çünkü sistem dosyalarına yazma yetkisi ancak dev sertifikasına ait yazılımlarla yapılır, o sertifikada zor alınır. Yani adam edemezsiniz. Ha tabii bu olay yüzlerce kez kırıldı bile, ama böyle bir uyduruk sistemde bu tip bir kısıtlama ne biçim bir kendine güven oluyor acaba?

Tabii bütün bu korumalar yüzünden telefonu dilediğiniz şekilde hackleyemiyorsunuz. Symbian’dan sıkıldım, bilmemneOS boot edecem diyemiyorsunuz. Symbian her taşın altından size “sopalarım seni” diye dikiliveriyor karşınıza.

Symbian zaten performans açısından başarısız, Nokia gibi üreticiler bunu tam bir felaket haline getirebiliyorlar. Anlamak için bir adet N96 bulun lütfen-örnekler arttırılabilir, bendeki bu- , v10 firmwarei ile 10 dakika dayanmaya çalışın o alete, imkansız. acı verir. v12 ile yapın sonra aynısını ve “oh lan dünya buymuş be” deyin. İşte böylesi performans kayıpları olabiliyor telefonlarda. Üstelik bu hantallık, siz üzerine bir şeyler ekledikçe artıyor, ya da telefona daha geniş hafızalar taktıkça telefon yavaşladıkça yavaşlıyor. Symbian zaten yavaşken bir de üstüne telefonun CPUsuna binen yükler gelince, menüde bile adamın anasını ağlatıyorlar. Yine elinizde hiç bir yönetim aracı olmadığından eliniz kolunuz bağlı bir biçimde mal mal GUIye bakmak zorunda kalıyorsunuz. Böyle düşüncesizlik hayret verici.

Belki de en çok canımı sıkan şey, Symbian’da uygulama koruma sistemi olmaması. Yani bir siz sınırların dışına tuvalet bile yaptıramazken, bir başka uygulama tak diye başka bir önemli verinin üzerine yazıyor ve Symbian için bu sorun değil! Bu yüzden bir bakıyorsunuz uygulamanın teki yüzünden açılıştakı Nokia simgesi uçmuş, bir başka zaman bakıyorsunuz müzik çalıcı bozulmuş! Ve hep aynı şey, format, format, formaaaat! Yeter ediyor insana. Uygulamaların hiç bir koruma sistemi olmayışı yüzünden her biri çakışabiliyor, sistemi bozabiliyor, kaldırsanız da gideremebiliyorsunuz. Bunun üzerine binlerce Symbian uygulamasını koyarsanız, her biri binlerce potansiyel format olan bir canavara dönüşüyor telefonunuz.

Sadece bunlar olsa iyi. Dosya sistemi resmen pamuk ipliğiyle tutturulmuş. Telefonu Mass Memory olarak bir PCye falan bağlayın mesela, tek bir veri transferinde oluşan sorun her şeyi bozabiliyor. Asla silemediğiniz gudik gudik null veriler oluşuyor ve bunlar işi dosya sistemini taramak olan her şeyi bozabiliyor. Saçmalığın böylesi. Üreticiler yine bu konuda size altın bir çözüm sunuyor elbette: format.

Bu kadar boktan bir stabilliğin üzerine, nasılsa harika çalışan bir uygulama yapmış adamlar, o da format. Firmware sorunları hariç düzinelerce kez farklı cihazlarda denedim ve her seferinde bütün sorunları çözdü. Yani bu kadar rezalet bir sistem üreten adamlar nasıl böyle bir format uygulaması yazmış anlamak güç. Belki dışarıdan geliştirici çağırmışlardır diyorum artık.

Bu saydığim Symbian Signed’i falan görünce sanarsınız ki Symbian güvenlik konusunda çok ciddi bir tutum sergiliyor. Hayır! Curse of Silence rezaletini-N96 da işe yaramıyor gerçi- duyanlar biliyordur ki, Symbian’ın böyle uyduruk çalışmalarla bile güvenliği delinebiliyor. Ya da çok uğraşmanıza gerek yok, arkadaşınız ortada yokken onun telefonuna bozuk bir tema atın ve default hale getirin. Formattan başka kaçışı olmayacaktır. Uygulamaların da kafasına göre takılışını düşünürsek, Symbian kesinlikle güvenlikten D+ dan yukarı not alabilecek bir OS değil.

Symbian bir yandan gelişimini sürdürüyor olsa yine bir nebze “daha iyi olacak” umudu beslersiniz belki ama durum o değil, babam zamanından kalma Symbianların hesap makinesi, ajanda uygulaması gibi uygulamaları halen şimdikilerle neredeyse aynı. Açılışta çalışan uygulamaları bypass edecek bir güvenli modu bile olmayan OStan ne beklersiniz zaten. Üstüne üstlük Symbian’ın yeni çıkan hiç bir sürümü öncekinin üzerine yazılamıyor, yani yeni Symbian, yeni telefon demek. Aynı yüzsüzlüğü diğer üreticilerde yaptığından dikkate almıyor olabilirsiniz ama ben bunu mantıklı bulmuyorum, iki cihazın donanımı neredeyse aynıyken yeni çıkan sistem sadece birinde varsa bu anlamsız bir ticari taktik demektir. Olsa ki bir gün Symbian akıllanıp adam akıllı bir sürüm çıkartsa bile siz yeni telefon almadan göremeyeceksiniz.

İzlenim deyip böyle sert çıkınca taraflı olduğum sanılmasın, beni Symbian sevdalısı bir kullanıcı iken Symbian Hater haline getiren bu sistemin ta kendisi. Başıma bu kadar sorun açmasa muhtemelen bu yazdığım yazıda “En Güzel 10 Symbian Uygulaması” tanıtacaktım ama bunun yerine öncelikle bir güzel kafa göz dalmak istedim Symbian’a, hak ediyorlar. Son olarak biri şu format uygulamasının tuş kombinasyonunu değiştirsin, tamam yanlışlıkla format atılması gibi bir saçmalığı kimse kabullenemez ama iki elimle yarım saat uğraşarak format atmayı beceremiyorum lan! En sonunda komşudan yardım istedim de öyle hallettik. Elimde kalacaktı alet.

Daha sayılacak çok şeyi var aslında da saat geç oldu, öfkem geçiyor hafiften :) Kısacası, eğer telefonunuzu oyun alanına çevirecek bir adamsanız ve stabil olsun diyorsanız Symbian tercih etmeyin. Evet Symbian uygulama yelpazesi sayesinde çok geniş bir oyun alanı fakat kesinlikle stabil değil ve saç baş yoldurabiliyor insana, sadece yeterli sabıra sahipseniz Symbian kullanmalısınız. Bunun dışında, Symbian son derece güvensiz ve stabil değil. İçinde verilerinizi, mesajlarınızı taşımak isteyeceğiniz bir OS değil kesinlikle. Bir sonraki kuracağınız uygulamaın saatlerce zamanınızı alacak bir formatla & yeniden kur işkencesine dönmeyeceğinin hiç bir garantisi yok ve servisleri tam anlamıyla rezalet. Diğer mobil işletim sistemlerini denemediğimden kıyasa gidemiyorum, bildiğim kadarıyla WinME de benzer şekilde yönetim araçlarından yoksun, fakat iPhone MacOSumsu oluşu sayesinde biraz daha bu tip gelişmelere açık ve kıçınızı kurtarabileceğiniz bir OS. Ama içtenlikle söyleyeyim, bir Linux ya da türevi gelmeden bir bok olmaz bu mobil telefonlar. Çıldırttılar yemin ediyorum ki.

3 yorum yapılmış

  1. İşte Symbian’ın eğlencesi de burda değil mi ? Ama tam da Symbian^3 serisiyle adam olmuşken Adı malum tayfa bunu da bitirdi :p Ya MeeGo’nun bitmesi pek dert değildi çünkü ne de olsa Linux Vakfı yenisini yaptıracaktı ama Symbian’ı kim yaptıracak :) :(

  2. Cihazı sıfırlama için gereken kodları hatırlamıyorum ama Google’da her yerde vardır. Symbian ben bu yazıyı yazdıktan 1.5 yıl sonra halen bir arpa boyu yol gidemedi. Ancak sevindiğim tek şey, Maemo’nun onun yerini alıyor olmasıdır, “bir Linux ya da türevi gelmeden bir bok olmaz bu mobil telefonlar.” demiştim, neyse ki Nokia da benimle aynı düşünmüş bu mevzuda. Symbian cihazlar için çöpe atmaktan başka bir yol bırakmamışlar.

  3. Birde bunu nokia anlasa keşke.. Allah Korusun ! Symbian filan kullanmam bir daha.. 5800 Xpress Music var bende. Telefon her saniye takılıyor. Allah’tan benim formatlık durumum olmadı ama çok gıcık kaptım. Kardeşim program kuruyorum, log dosyası yapıyor hafıza kartına veya tel hafızasına atıyor.. Log ‘u ben napıyım anlamıyorum ki !

    Birde şu format kodunu iletebilirseniz sevinirim , tel yeni o yüzden çökme olayı yaşamadım ama her an olabilirde :D
    Google’ın Android’i bile daha başarılı sonuçlar verebiliyor. Suç Nokia’nın .. Adam fiyattan tasaruf etsin diye donanım özelliklerini düşük tutuyor , ama fazla donanım yüklüyor , bir de üstüne symbian kurdumu tamam ! Zavallı OS hem o kadar yavaş hıza katlanmaya çalışıyor , hemde fazla donanıma .

    Takıldığı zaman Kapama tuşuna bas yine fayda yok :D Pili çıkartıcaksın..Yada 1 Saat Boş Boş GUI ‘ile bakışacaksın.. 5800 İçin Pil Çıkarmak bir eziyet.

    Yazı süper olmuş, Sonuna kadar katılıyorum..

Yorum Yazın