IM Adabı

MSN, ICQ, AIM. Artık her ne kullanıyorsanız, IM uygulamalarına bulaşmadan önce bilmeniz gereken şeyler var ve istemeden de olsa bir başkasının sinirlerini zıplatabilirsiniz. IM uygulamaları her şeyden önce noktadan noktaya iletişim kurma amaçlıdır, oturup boş muhabbet çevirme amaçlı değildir. Çok önemli bir sorununuz var, canınız sıkkın veya herhangi bir sebepten o an ulaşmak istediğiniz kişiye ulaşamıyor musunuz? Bu yazı sizin için. Sonuna kadar okuduğunuzda o kişiye ulaşmanızın artık bir önemi olmayacak. Tabii ki bende bu bağlantıyı “kısa cevap” olarak kullanmaya başlayacağım, eğer benden cevap alamadıysanız ya da daha iyimser bir tablo oluşturup, size bu bağlantıyı gönderdiysem lütfen devamını okuyunuz. Çok zor olmayacak ve çok acıtmayacak.

Her şeyden önce şunu kavramak gerekiyor: Hepimizin sizin kadar çok vakti olmayabilir. Projesi deadline a 24 sayan şahıs size cevap vermekle hiç ilgilenmiyor olabilir, özellikle yoğun olarak bilgisayar kullanan bizler, IM kullanıyorsak ve sürekli çevrimiçi durumdaysak bu “gel boş muhabbetle ömrümü çürüt” anlamında değildir.  Zirâ sizin için selam verip karı kız muhabbet çevirme uygulaması olan MSN, aynı zamanda önemli görüşmelerin yapılması ve veri aktarımı amaçlı da kullanılabilmekte. Kısacası şu, elinizin altındaki “Gönder” butonu sadece komik smileyler gönderme, “Dosya Al/Ver” butonları da sadece MP3 paylaşma amaçlı üretilmediler.  Ulaşmak için debelenip spam yaptığınız, titreşim gönderdiğiniz sırada belki karşınızdaki meşguldür,bir şeyler okuyor, öğreniyor, geliştiriyor, pazarlıyordur. Arkadaş olmanız ya da kan bağınızın bulunması bu anı bölme ayrıcalığı tanımaz.

Eğer benden-ve muhtemelen herhangi bir rahatsız ettiğiniz kişiden- cevap alamıyorsanız, sebepleri basitçe şunlar olabilir:

  • Orada olmayabilirim. Evet, açık ve net değil mi? Cevap vermiyorsam belki mesajınızı görmüyorumdur, dışarıdayım ve IM istemcim evimde açıktır. Uyku saatlerimiz uyuşmuyordur ve ben uyuyorumdur. Ya da kitap okuyorumdur, televizyon izliyorumdur. %50 ihtimalle cevap alamayışınızın sebebi bu kadar basittir ve durum çok acil değilse beklemeniz gerekir. Acilin tanımını ise az sonra yapacağım.
  • Bir işle uğraşıyorumdur. Hepimiz koşuşturan insanlarız. O an bir uygulamayla uğraşıyor olabilirim mesela, ya da bir konuyu tartışıyorumdur, önemli bir makale okuyorumdur, projemi yetiştirmeye çalışıyorumdur. Ya da sadece sizin dürtmeniz olmadan mısırımı patlatıp film izliyor da olabilirim ve bu sizden ve sizin sorunlarınızdan daha önceliklidir. Mesajınızı görsem bile sizin sorunlarınızdan ve ilgi beklentinizden daha önemli yapacak şeylerim olabilir. Eğer o an uygun olsaydım cevap verirdim, değil mi? Ya da sadece o an konuşmak istemiyorum, olamaz mı?
  • Kara-liste tutmuyorum ama kafamda oluşmuş bir karaliste var artık. Eğer sürekli sorular soruyor, işlerinizi yaptırmaya çalışıyorsanız, beleşçiyseniz, yazdığınız bir şeyler olduğunu gördüğümde ilk aklıma gelen “Şu an vaktim var mı?” ve ikinci düşündüğüm şey de “Bu herif 1 saatimi  alacak, o kadar vaktim var mı?” oluyorsa, ki ikinci sınama genelde olumsuzdur, cevap alamazsınız. Bu durumda bana sinirlenmektense kişiliğinizi gözden geçirme zamanı gelmiş demektir.
  • Bazen yalnızlık iyidir. Eğer o an kendime vakit ayırma zamanıma denk gelirseniz demek ki benimle sosyalleşmenize uygun ortam yoktur, Facebook’ta falan takılın biraz.

YapMAmanız gereken bazı şeyler de var ki gıcık olurum bunlara, aman ha:

  • Cevap alamadıysanız ısrar etmeyin. Israr iyi bir şey değildir. IM istemcim titreşimleri algılamıyor ve arka arkaya yazdığınız mesajlarda ilk mesajdan sonrası yoksayılıyor. Rahatsız etmenizin herhangi bir yolu yok, boşuna tırmalamayın. Olsa ki rahatsız edebilseniz engelleyebilirdim zaten, zor değil.
  • Eğer yazacağınız şey önemliyse veya bir şey soracaksanız, selam verdikten sonra cevap gelmiyorsa, derdiniz neyse anlatın. Vaktim olduğunda size çözümüyle dönüş yapabilirim. Üstelik onca iş gücün arasında “selam hocam” temalı mesajlar pek ilgimi çekemiyor takdir edersiniz ki.
  • Sürekli bir şeyler sorup duruyorsanız bir sonraki verdiğiniz selam “aha soru soracak” olarak algılanabilir, Microsoft Call Center değil burası.
  • Tamamen alakalı değil ancak, MSN adresiniz, kullanıcı adnız ve avatarınız ciddiye alınma oranınızı ciddi bir şekilde etkileyebilir, “bu alemde yönetmen de benim..” diye başlarken bunu göz önünde bulundurun.
  • “Sende hiç cevap yazmıyorsun” yapmayın, sinir oluyorum gerçekten.

Şunları yapmak caizdir:

  • E-Posta atın. E-Postalarımı genellikle boş vaktim en çok olduğu zamanlarda kontrol ederim ve bu sayede en saçmasapan, gereksiz cümlelerinizi bile okuma, hatta cevaplama ihtimalim en çok bu yolla yükselir. E-Posta adresime sahip değilseniz İletişim bağlantısını kullanın.
  • Çok gereksiz bir şey değilse telefonumu biliyorsanız doğrudan ulaşın. Bu yolla yöneltilecek soruları pek ciddiye almam ama söyleyeceğiniz önemli şey her neyse onu söyler ve işimi bölmezsiniz. Eğer telefon cevap vermiyorsa TEKRAR ARAMAYIN. Uyuyorumdur belki.

Bir de acilin tanımını yapacağım demiştim, eksik kalmasın. Birinin başına bir şey gelmiştir, unutmamam gereken bir şey, önemli bir olay, bilmem gereken bir şey vardır ve bana ulaşmanız gerekiyordur, ya da parayla ilgili bir konudur, mesela beraber iş yapıyoruzdur. Bunlar acildir. Muhabbet etmek acil DEĞİLDİR. Size göre acil olan her şey benim için acil OLMAYABİLİR. Mesela, bilgisayarınızın bozulması ve bir hafta ömrünüzün kalması benim için hiç de acil değildir.

Ortalama zeka seviyesiyle anlaşılabilir olduğunu ve trip atmadan önce okuduğunuzu varsayıyorum. Kafanızdaki bazı sorulara cevap olabildiyse ne mutlu bana.

Bir yorum yapılmış

  1. Haklısın. Bende çok gıcık oluyorum bu tarz olaylarla çok karşılaştım. Bazen deli edebiliyorlar.

Yorum Yazın