Korsanı Marijinalize Etmek

Kaçınız scene gruplarını takip ediyor, ya da The Pirate Bay davasına ilgi gösteriyor bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ki, Internet özgürlüğünün son günlerini yaşıyor olabilir.

Internet, bazılarınızın artık hatırlayamadığı bir geçmişte kalmış gibi olsa da, ülkemizde sadece bir kaç sene önce, kimsenin elini uzatamadığı, gerçek anlamda özgür, yasaların işle-ye-mediği bir yerdi. Kendi küçük kasabamızda mutlu mutlu yaşıyor, dataların akışını izleyerek mest oluyorduk, durum şu ki, artık o dünyada yaşamıyoruz. Kısıtlamalar ve sansür, bir kaç DNS oyunuyla görmezden gelinebiliyor, fakat mesele bu değil. Geçtiğimiz günlerde TPB aleyhine işleyen dava süreci bir kez daha gösterdi ki, egemenler ve şirketlerinin hedefi hackerler değil. Hayır, saysanız parmakla gösterilebilecek kadar az, bilgisayarla ilgilenen, GNU/Linux’tan zevk alan, amerikan filmlerinde şişman ve gözlüklü tabir edilen kitleyi hedef almıyorlar. Çünkü bu kitle, siz ne kadar sansürde yeni ufuklara yol açsanız da, mutlaka arkanızdan dolaşmanın bir yolunu bulacaktır.

SecuROM’a şimdiye kadar yatırılan parayla bana bir Porsche alabilirdiniz. Oysa SecuROM’un en çetrefilli haliyle karşımıza çıkan GTA IV’in kırılması günlerle sayılabilecek bir süreçti. Şimdiye kadar çıkmış ama kırılamayan bir oyun gösterin? Online oyunlar nispeten korunuyor, emule edilemedikleri sürece sunucularına güveniyorlar ve kırılamıyorlar, bu bir istisna. Bunların dışında bir tane kırılamayan oyun, yazılım var mı? Aradığınız 85 yapımı filmi, 60lardan kalma parçaları, bu senenin hit dizilerini bulabiliyor musunuz? Evet hepsi burada, sonsuz bir veri denizi.

Bunun engellenmesi “şimdilik” mümkün değil. Hackerlar lehine 10 puan! Fakat çok daha yumuşak bir karnımızdan vurulmak üzereyiz. Artık korsanı ve internet özgürlüğünü-ki ikisi birbirinin tamamlayıcısıdır- durdurmak için çabalamak yerine, zayıflatmaya çalışıyorlar ve şu noktada gayet başarılılar. BSA kaç şirketin gözünü korkutuyor? Her geçen gün bir scene daha FBI tarafından yakalanıyor, TPB erişimi engelleniyor, müzik siteleri bir bir kapanırken, ISPler şimdi de hesaplarımızı dondurmakla tehdit ediyorlar bizleri. Bu tabii ki hackerları durdurmayacak, XYZ bit şifreleme yapan GNU/Bilmemne algoritmasını kullanarak kendi aramızda verileri paylaşacağız ve kimseler çakmayacak, proxy kullanıp ülkenin firewallunu deleceğiz, mp3lerin uzantısını değiştirip yayınlayacağız.

Mesele şu, YouTube engellendiğinden beri hepimiz girmenin yollarını biliyoruz, ama bu gerçekten “hepimiz” mi? Mahallenizin bakkalı bilmiyor, apartmanınızda her gün çöplerinizi toplayan adamın haberi yok, muhtemelen arkadaşlarınızın bile bazıları YouTube’a giremiyordur. Sonuç YouTube hanesine koca bir eksi. XYZ Bit şifreleme yapılmış bir mp3ü, Windows’u doğru telaffuz edemeyen ortalama kullanıcıların ne kadarı açabilir ki. Engellemeler arttıkça ve kırılması zorlaştıkça(Şuanki sistem çok primitif. Bırakın paket taramayı, IPyi bile doğru yakalayamıyor) giremeyen insanların sayısı artacak ve girenler marijinalize olacak. Hep diyoruz, bütün korsan kullananları hapse atsalar ülkenin yarısı hapse girer diye, şimdi sayıyı azaltıyorlar. Yöntemler zorlaştıkça caydırıcılık artıyor, bu yöntemlere itibar edenler azaldıkça daha küçük ve gözden çıkarılabilir suçlular oluyoruz. Şimdi başbakanın “ben giriyorum siz de girin” demesini hukuğun başarısızlığı gibi görebilirsiniz, bir 10 sene sonra YouTube’a girmenin hapse girmek olmayacağını kim söyleyebilir? Korsan kullanımı ve bu “suçlar” azaldıkça biz “suçlular” devlet şiddetine, onların verdiği ismiyle “cezalara” tabii olacağız.

Yani demek istediğim şu ki; Plan gayet başarılı işliyor, oyun fiyatları düşüyor, algoritmalar zorlaşıyor, siteler daha sıkı engelleniyor, müzik indirenlerin ISPleri hesap bile dondurmaya başladı Avrupa’da. Caydırıcılık arttıkça sayımız azalıyor, bir gün gelecek ve korsanları cezalandırmak ülkenin yarısını cezalandırmak anlamına gelmeyecek, işte o gün Internet’in sonuna ulaşacağız. Internet özgür olduğu kadar anlamlı-idi, artık olamayacak. Yine 3-5 scene her çıkan filmi ripleyip koyacak belki ama insanlar indirmeye korkacak, yasa uygulayıcılar bizi karşılarına almaktan da çekinmeyecekler o vakit. Steam ve diğer pay2play uygulamalar, korsanı kendi silahıyla vurmak için hazırlar, her zaman tekrar ettiğim “insanlığın ortak mirası parayla satılmaz” fikri bu noktada yalan oluyor.

Hollywood filmlerinde her zaman kötülerin B planı vardır, bir de B planı uydurmuşlar: Cloud Computing. Sanki bilişim dünyasına bir hediyeymişcesine sunulan bu zehri farketmeden solumaya başladık bile. eyeOS, OnLive, bunlar ilk örnekler, yakın gelecekte verilerimiz sunucularda saklanacak, böylece içerik kopyalamak da mümkün olmayacak, arkadaşınızla yaptığınız dostça bir muhabbet de, cinsel fantezileriniz de. Bu sunucuları elinde tutanların nasıl bir güce sahip olacağını düşünsenize? İstatistiksel gücü bir yana koyun, tüm Internet hayatınızı ellerinde tutacaklar. RFID’yi korkutucu bulup, uydulardan korkanlar, biraz daha burnunuzun ucunda duran gerçekleri görmelisiniz. Bir zamanların fantezi de kalmış Microsoft buluşu Palladium, çok daha acımasız şekilde ve çok daha sevimli bir görünümle piyasaya çıkmaya hazırlanıyor.

YouPorn’a giremedim diye kahrolanlar, yakında izlediğiniz her videonun listesi tutulurken dar görüş açınıza lanet edebilirsiniz. Bir yandan marijinalize edilen hackerlar, bir yandan Cloud Computing, Internet’in sonundayız artık.

Not: Bu yazı boyunca kullanılan “hacker” kavramı asla ve asla “cracker” veya “script kiddie”lere işaret etme amaçlı değildir, bunun yanında “üstad” kelimesinin karşılığı olan bir anlamda da kullanılmamıştır. Standart bir kullanıcının nispeten üstünde olan kullanıcı grubu, penguen sevip, programlama dillerini kurcuklayan herkes bu grubun bir yerlerine dahildir.

Not #2: Belki de bir aralar dijital veri paylaşımı(bazıları “hırsızlık” demeyi çok seviyor, ben kendi adıma Robin Hood’u oynamayı tercih ederim) hakkında bir şeyler yazarım. Ne hakkında konuştuğunu bilmeden beyinsizce orijinal kullanımın yüceltilmesine anlam veremiyorum.

5 yorum yapılmış

  1. WIN32.EPICFAIL

    A problem has been detected and Windows has been shut down to prevent damage to your computer.
    DAHA_NELER_ARTIK

    If this is the first time you’ve seen this Stop error screen, get some fresh air. If this screen appears again, get more fresh air and think a second before you speak.

    Technical information:

    *** STOP: 0x00000050

    Ciddi bir soru muydu? :)

  2. korsanlar dünyada var mı?

  3. korsan partisi diyorum

  4. Türkiye’de artık bir Internet rezaleti oldu bu, kafamı gömdüğüm OpenDNS’den 5 dakika uzak kalınca felaketin boyutlarını daha iyi anlıyor insan. MySpace, YouTube ya da MegaUpload’ı engellemek geniş bir planda ufak bir parça olur ancak, oysa Türkiye’de benim gözlemlediğim kadarıyla otoriteye alternatif teşkil eden siteler de yasaklardan nasibini alır olmuş.

    Evrimle ilgili bazı blogların erişimleri yasaklanmış-bir ara Richard Dawkins’in kişisel sitesini yasaklamışlardı-, Atatürk konusunda nasıl davrandıklarını zaten biliyoruz. Şu sıralar ulaştırma bakanı televizyonlarda YouTube’den vergi kesmekten bahsediyor, gülünç. Buraya da yazmıştım sanırım, MEB kendi ağında “genç dimağları” korumak için A-Infos’u bile yasaklıyor. Uyduruk sol sitelere erişim serbestken MEB DNSleri A-Infos’u çözmüyorsa burada açıkça kasıt var demektir.

    Neyse ki henüz Great Firewall of China seviyesine ulaşacak mühendislerimiz yok, bu kafayla Internet’in fişini çekerdi Türkiye.

  5. Önemli konu ya,kimse bir bok yazmamış. Ben ne yazayım? Yazacaklarımı zamanında yazmıştım zaten. Evrim tersine işliyor, daha zekileşmesi gereken insan nesli gitgide daha aptal oluyor. Tarihin karanlık ve aydınlık devirleri var,şu an ortaçağı yaşıyoruz ama birsürü kek elinde iphonedan video seyrettiği için dünyayı harika bir yer sanıyor. Deliriyorum.

Yorum Yazın