Maemo ve Android – Hangisi daha özgür?

Bu yazıyı cool900.blogspot.com (Comparing Freedom on Maemo and Android) yazısından aldığım veriler ile yazdım, lütfen yazıdan faydalandıysanız eserin orijinal yazarına saygı göstermeyi unutmayın. Yazın orijinalinin çevirisi değil, üzerine eklemeler yapılmış halidir.

Nokia N900 ve tabii ki Maemo 5 Frementle geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı, henüz Türkiye’ye  getirilmesi gibi bir plan olmamasına rağmen GittiGidiyor gibi kişiden kişiye satış sitelerinde bulabiliyorsunuz. Ancak daha önemlisi, Mobil platformda özgür yazılım bayrağını taşıyabileceği düşünülen Android, artık gerçek ve sağlam bir rakibe sahip. Hatta öyle ki, Android’in pabucu dama atılabilir. Yazılımın özgürlüğü her iki işletim sistemininde en büyük iddiası, bu yüzden yazıda 4 başlıkta inceleyeceğiz:

  1. Kullanıcı Erişim Hakları
  2. Beraber Çalışılabilirlik ve Standartlar
  3. Kapalı Kaynak Yazılım Varlığı
  4. Pratikte Özgürlük

Kullanıcı Erişim Hakları

Mobil cihazlarda, bilgisayarların aksine kendi cihazınız üzerindeki egemenliğiniz garantilenmiş değildir. Bir çok varolan platform kullanıcılarına farklı uygulamalar kullanarak cihazın özelliklerini arttırma şansı tanır fakat bunu sert ve kısıtlayıcı kurallar bütününe uymanız şartıyla yapar. Buna yaygın bir örnek olarak iPhone ve jailbreak zorunluluğunu verebiliriz.  Mobil cihaz üreticileri bu konuda sık sık güvenlik şüphelerini öne sürseler de hiç bir kullanıcının da aptal olmadığını-ya da aptalsa zaten bu yetkileri üzerine almayacağını- tahmin edebiliriz, bu daha çok ticari bazı gereksinimler ve yazılımdan kâr etme amacının önplana çıkması sebebiyle oluyor. Nispeten önceki nesil cihazlarda bu durum çok fazla can sıkmıyordu, zirâ mobil cihazınız zaten çok kapsamlı işlemler yapamadığı için, siz de ondan fazlasını beklemiyordunuz. Mobil cihazlardaki donanımın  güçlenmesi-ve en sonunda Linux dahi kullanabilmesi- ile kullanıcılar da cihazlarından daha fazla şey beklemeye başladılar.

Hem Android hem de Maemo’nun çekirdeğinin Özgür olduğu iddia edilebilir, fakat biz kullanıcıların cihaza egemen olabilmesinden bahsediyoruz. Ne yazık ki Android bu konuda oldukça  vasattır, zirâ hiç bir kök kullanıcı hakkını cihazın sahibiyle paylaşmaz. Her ne kadar iPhone kadar ağır bir “jailbreak” işlemi gerektirmiyor olsa da, kullanıcılar halen kendi yollarını çizmek zorundalar. Diğer yandan, doğrudan Nokia önderliğinde geliştirilen Maemo, kullanıcılara cihaza dahil olarak kök kullanıcı(root) yetkilerini sunmaktadır, bütün yapmanız gereken resmi depodan bu yetkiyi sağlayan paketi yüklemek ve sırada risklerden bahseden dökümanı “görmüş olmak” olur.

Peki, eğer Android üzerinde kök kullanıcı yetkilerini de kolayca bir kaç ufak hack ile alabiliyorsak, sorun ne? Aslında bir çok sorun var:

  • Yeni kullanıcılar bu konu üzerine düşünemeyecekler bile. Çünkü bu yöntemlerin hepsi kök kullanıcının ve özgürlüğün ne olduğunu bilen insanların yaptığı nispeten karmaşık adımlar, ve bir hakkınız olduğunu bilmiyorsanız, onu kullanamazsınız. Özgürlük ekstra bir yetenek gerektirmemelidir.
  • Gelişmiş kullanıcılar kendi cihazları üzerindeki zaten hakları olan yetkileri almak için işletim sistemiyle kavgaya tutuşmamalıdır.  Bunu zorunlu kılan her sistem, bu özelliği zaten sunandan daha aciz durumdadır.
  • Hackli ve Hacksiz cihazların ayrılması marketi parçalar. Cihazları üzerindeki erişimi “savaşarak” alanlar, bir sonraki güncelleme ve ürünlerde kendilerinin göz önüne alınacağından asla emin olamazlar.

Kazanan: Nokia donanımlı Maemo.

Beraber Çalışılabilirlik ve Standartlar

En harika metin editörünü yazabiliriz, ancak bunu sadece Nintendo emulatoruyle kullanılabilir yaparsak hiçkimsenin işine yaramayacaktır. Böyle bir editör yazmanın sakıncası yok, ama bu yolda neredeyse hiç yardım alamayacağımız ve  böyle bir projenin hiç bir geliştiriciyi pek de motive etmeyeceği bir gerçektir. Bu yüzden bir şeyleri sadece GPL ile lisanslamak her zaman yeterli olmaz.

Maemo,  gereksiz fazlalıkları atılmış bir Debian GNU/Linux üzerinde mobile uyarlanmış bir standart X11 pencere sunucusuyla beraber çalışır. Bu da demektir ki, hemen her Unix-benzeri özgür işletim sistemiyle kodlarını paylaşabilmesi mümkündür. Daha netleştirmesi açısından, Nokia tarafından oluşturulan Hildon araç kitinin bu gün GNOME tarafından Ubuntu Mobile Internet Device Edition’da kullanıldığını gösterebiliriz.

Android, Linux çekirdeğini kullanıyor ancak tüm geliştirilen uygulamalar standart dışı bir sanal makine üzerinde çalıştırılıyor. Bir SDK yayınlandı, fakat sadece VM uygulamalarının performans şüpheleri duyduğu durumlarda native olarak çalışıyor. Kısacası, Android, Linux çekirdeği kullanan bir işletim sisteminden bekleyeceğiniz şey değil. Programcılar Java kullanmak zorunda. Bu ciddi bir sorun, çünkü Maemo teorik olarak bütün Debian uygulamalarını çalıştırabilir. Pratikte, önce uygulamanın UIsinin mobil kullanıma uydurulması ve N00’ün sistem partisyonunu kullanmaktan kaçınacak şekilde ayarlanması gerekir. Fakat sonuçta geliştiriciler için Android kullanmaya kıyasla bu çocuk oyuncağıdır. Üstelik kullanıcılar chrootlu tam bir Debian sistemi kurmakta da özgürdür, bu sayede modifikasyon olmadan masaüstü uygulamalar mobil cihazda çalıştırılabilir.

Daha da ileriyi düşünürsek, Qt-tabanlı uygulamalar Unix-benzeri işletim sistemlerinin yanı sıra Windows ve Symbian’da da çalışabilir. Bu ciddi bir kazançtır.

Kazanan: Maemo

Kapalı Kaynak Yazılım Varlığı

Her şeyin özgür olması kadar, özgür olanın kullanılabilir olması, ve özgür olmayanında mantıklı alternatifleri bulunması çok önemlidir. Bu noktada grafik kartı sürücüleri en büyük problemi-masaüstü PClerde bile bugün hala durum böyledir- oluşturur. Intel uzun süre özgür yazılımı ciddiye alan tek üreticiydi, fakat onların ürünleri de üst düzey oyunları hedef almakta başarısız olduklarından oyuncuları tatmin etmedi. Bu yüzden bir çok kullanıcı kapalı sürücüleri, özgür yazılıma tercih ettiler. Bu ne yazık ki telefonlarda da sıklıkla karşımıza çıkan bir sorundur.

Hem Android hem de Maemo, kapalı kaynak yazılımlara sahipler. Google, CyanogenMod’un hackli cihazlara bir çok uygulama getirmesini önlediğinde bunu yine görmüş olduk. Androidde, GMail, Maps, Talk gibi bir çok uygulamanın kaynağı kapalıdır. Maemo’da da benzer amaçlarla kullanılan uygulamalar da ne yazık ki kapalı kodla sürülür. Maemo’nun durumunda, kendi söylemlerine bakarsak, bir uygulama eğer,

  • Eskiyse. Özgürleştirilmek için çalışılması kazancına mantıklı şekilde oranlanamıyorsa.
  • Özelse. Nokia’ya pazarda bariz bir üstünlük kazandıran bir uygulamaysa.
  • Güvenlik sorunuysa. Özgürleştirilse cihazın güvenliğini tehlikeye düşürecekse.
  • Marka değeri taşıyorsa. Nokia’nın kendi markası,logosu,simge seti ya da sanat çalışmaları gibi bir içerikse.
  • Patent sorunları varsa. Nokia bu yazılımı özgürleştirdiğinde bazı yasal sorunlar yaşayacaksa.
  • Yazılımın özgürleştirilmesi Nokia’nın inisiyatifinde değilse. Mesela bir ekran kartı sürücüsüyse.

Yazılım özgürleştirilmez. Bütün özgürleştirilmeyen yazılımların bir listesi Maemo wikisinde açıklamalarıyla birlikte bulunur, kullanıcılar bu sayfada eksiklik ya da bir paketin neden özgür olmadığı hakkında açıklama istiyorlarsa istekte bulunabilir ve Maemo geliştiricilerinden cevap alma haklarını kullanabilirler. Nokia, ekstra fonksiyonlarla yazılımını diğer üreticilerden daha ileriye taşımak ve yazılım üzerinden kâr sağlamak amacıyla bu kaynaklarını açmamakta ısrarcıdır, Google ise cihaz satmadığından kâr etme noktasında bile zaten sorunları olduğundan bu yaklaşımı benimsemektedir.

Kazanan: Hiçkimse. Fakat hiç biri korkunç durumda da değiller, ekran kartlarının özgürleştirilmesi noktasındaysa kullanıcılar yumruğunu masaya vurmadıkça hiç bir şey değişmeyecektir.

Pratikte Özgürlük

Özellikle Amerika’da, mobil telefon pazarında üreticilerin yaptığı doğrudan satışlardan çok,  ağ operatörlerinin yaptığı kampanyalarla ürünler satılmaktadır ve bu yüzden de SIM-kilitli ürünler yoğun olarak bu pazarın bir gereksinimidir. Bunu daha önce Apple’ın iPhone’larında zaten yaşamıştık ve s40 & s60 dönemini ilk zamanlarından beri takip edenler bunun ne kadar can sıkıcı olabildiğini görmüşlerdir.  Android ve Maemo’nun bu durumda seçiminin ne olacağı bilinemez ama, Nokia’nın daha önceleri Amerika’da kilitsiz ürünler satmaya çalıştığı ve bundan ufak bir başarı elde edebildiği gerçektir.

T-Mobile’ın “Even More” ve “Even More Plus” paketlerine bakarsak, aslında bu sistemin kazanç kapısını görürüz. Bu paketlerden biri diğerinden $20/ay daha ucuzdur ve telefon kampanyaya dahil değildir. Bunu 2 yıla endekslersek aradaki fark $480 gibi bir fiyattır, ki bu da az çok Amerika’da o telefonu kendi başınıza almakla aynı fiyata gelir, yani ortalama kullanıcıyı kandırma amaçlı yapılan “ayda 99 dolara N900 alın!” tarzı reklamlar aslında hiç de gerçeği yansıtmayan aldatmacalardır.

Kazanan: Belirsiz. Fakat Nokia’nın daha önceleri kullanıcıların lehine karar verdiğini biliyoruz.

Sonuç

Maemo mükemmel değil, fakat Android’den çok daha ileride. Maemo’nun geliştirilmesi, standart Linux uygulamaları ve dağıtımlarından da faydalanılabilmesi potansiyeline sahip ve bir çok masaüstü uygulama için GUIlerini bir mobil cihaza uyduracak basit bir derleme fonksiyonu çok da zor bir iş değil. Konsoldan çalışan(CLI) uygulamalar sorunsuz olarak zaten çalışabiliyor ve deneyimli Linux kullanıcıları masaüstü bilgisayarlarına SSH ve X11 üzerinden bağlanabiliyorlar. N900 kök kullanıcı (root) haklarını da resmi olarak destekleyebiliyor.

Android, tamamen kendi adasına çekilmiş durumda ve çekirdeği hariç kod paylaşımı ve birlikte çalışma özelliklerinden yoksun, geliştiriciler her zaman kendi istedikleri dili seçme şansına bile sahip olamayabiliyorlar ve Android donanım üreticilerinin de bırakın ağ operatörüyle dalaşmayı, kendilerinin bile kullanıcılara yazılımın verdiği özgürlüğü sunacakları şüpheli.

4 yorum yapılmış

  1. Cok guzel yazmissin “projenin basarisi arkasindaki sirketlerin buyuklugune degil potansiyeline bagli” benimde kastettigim tam buydu. Google eger mobil dunyasinda da basarilarini devam ettirmek isterse Android’i daha fazla gelistirmek zorunda ve gelistiriyor da bu gelistirme yazilimdaki ozgurlugu de kapsiyor benim tespitimdeki kasit oydu. Iyi gunler.

  2. Maemo’nun arkasında da Nokia, MeeGo’nun arkasında ise başta Free Software Foundation olmak üzere, Nokia,Intel,Electronic Arts, hatta BMW falan var, eğer destek almaksa MeeGo’nun en fazla desteği aldığı söylenebilir, yine tabii ki projenin başarısı arkasındaki şirketlerin büyüklüğüne bağlı değil elbette. Buradaki kıyas projelerin kıyası değil özgür olup olmadıklarının kıyasıdır.

    Son sorunuz hakkında Google’dan özgür yazılımın tanımına bakmanız şart, o zaman neden sağlıklı olduğunu anlayacaksınız.

  3. Kardes iyi guzel yazmissin da unuttugun en onemli nokta Androidin arkasinda koca bi google var ve google un nekadar kisa zamanda nerelere geldigini gorduk ben sahsen SE X10 kullaniyorum ve Androoid iphondan dahi (bir onceki telefonum) cok daha ileride. Ozgurluge gelince telefonun can alici noktalarina erisim sizce nekadar saglikli? iyi gunler.

  4. Maemo daha özür olacak gibi görünüyor. Gelecekte maemo tabanlı bir telefon alabilirim. Sırf deneyip görmek için bence değer hele debiansa söz konusu hiç kaçırmam.

Yorum Yazın