Digital: A Love Story

Digital: A Love Story
“*** DIGITAL: A LOVE STORY*** Powered by Amie Workbench, (C) 1988 READY.”

Alttaki çubuk hala yanıp sönüyor ve ben ekrana bakakalmış durumdayım. Nasıl oldu, ne oldu bilmiyorum ama bu bağımsız (ve ücretsiz) oyun, sanırım az önce kafamı allak bullak etti. Digital, Amiga Workbench benzeri işletim sistemlerinin kullanıldığı, ARPANET’lerin, BBSlerin, ücretli hatların ve korsanların olduğu.. aslında hayır, bundan çok daha fazlasının olduğu zamanlarda geçiyor. O dönemi yaşamadıysanız bile, hatta “ADSL çocuğu” tabir edilebilecek yaş kitlesine bile mensupsanız, bu oyun size bir şeyler kazandıracak. Belki hissettirmek istediği nostaljiyi değil ama, nereden nereye geldiğinizi. Bu söylediklerim sizi yanıltmasın, Digital’in amacı nostalji yaptırmak değil, ya da bir tür 1988 dönemi simulatörü değil, hatta %100 gerçeklere dayalı bile değil. Sadece.. oynamanız lazım. Hakkında söylenebilecek her kelime, bu hikayeden alacağınız zevki baltalıyor aslında.

Ve o son dakikalarda.. Onunla son kez konuşurken, veriler akarken ve ben artık başka bir yol kalmadığını farkettiğimde.. Yapımcıya Twitter’dan teşekkür ettim elbette. Neden bahsettiğimi anlayabilmeniz için, bir kaç saatinizi bu oyuna ayırmanız gerekli. Hikaye konusunda fazla bir şey vermemeliyim, hayır. Basitçe -ilk 10 dakikada sizin de farkedeceğiniz üzere- yapım 80’lerin sonlarında geçiyor, babanızın arkadaşı, size bir modem ve kablo, bir de Lake City BBS’inin numarasını vererek size Internet’in en ilkel halinin kapılarını açıyor. Burada tanışacağınız insanlardan bir şeyler öğreniyor, bu yeni toplulukla kaynaşmaya çalışıyor ve sanatçı ruhlu bir bayanla tanışıyorsunuz. Başlarda bütün bunları niye yaptığınızı anlamamanız, hatta Digital’ı sürekli devam eden bir “sandbox tarzı” yapım sanabilirsiniz, kesinlikle değil. Digital, eğer bir eksi olarak kabul ediyorsanız bile; son derece çizgisel, ancak bunu da size hissetirmeyecek kadar düzgün tasarlanmış. Öyle ki, sona geldiğimde, aslında mesaj atıp almak ve aramalar yapmak dışında, bu oyunu oynamak için gerçekten ne yaptığımı bile anlayamadım.

BBS’ten BBS’e yaptığınız gezintilerde, farklı insanlar, tartışmalar ve tavırlar göreceksiniz, onlara değer verin. Size en büyük kazancı bu insanlarla yaptığınız konuşmalar ve keşfetme hissi olacaktır. Hikaye her şekilde devam edecek, acele etmeye gerek yok. Hikaye hakkında söyleyebileceğim o kadar çok şey var ki aslında.. Özellikle son 5 dakikası, son derece vurucu, başında geçirdiğiniz saatleri öyle güzel değerlendiğinizi farkettiriyor ki.

Eğer vaktiniz varsa şimdi, yoksa da vakit bulduğunuz an, bu bağımsız yapımı deneyin. Ona bir şans verin ve anlamaya çalışın. Sizin için hem bir zaman tüneli, hem de Harikalar Diyarı görevi görecektir. Ve şarkıları sakın kapatmayın, özellikle 8-Beat’in Disappointment’ı, öyle harika şekilde oturacak ki yerine.. Bilgisayarlarla, onların tarihiyle, bilimkurguyla biraz olsun ilginiz varsa alacağınız zevkin on kat artacağı da bir gerçek.

Denemek için: http://www.scoutshonour.com/digital/ Bağımsız, ücretsiz ve Windows,MacOSX ve GNU/Linux üzerinde çalışabiliyor, üstelik sadece 35 Megabyte. Bitirdikten sonra, Christine Love’a (Twitter’da @christinelove) harika interaktif hikayesi ve yeteneği için teşekkür etmeyi unutmayın.

2 yorum yapılmış

  1. Rica ederim, benim sayemde bir kişinin daha bu eserin tadına bakmış olması çok hoşuma gitti :)
    Keşke “hollywood tarzı oyunculuk” yerini eskisi gibi yaratıcı yapımlara bırakabilse -olmayacak dua- de biz de daha çok böyle eserler görebilsek, ürünler değil.

  2. geçen ay yazıyı okudum.
    ve lucido üzerinden derlemeye uğraştım. elimde patladı. 64 bit desteği yokmuş meğer. o ara ne yaptıysam tümden kaybettim ubuntu’mu.
    ama inada bindi, üzerine merak delirtecek gibiydi.
    üzerinde biriken 2 parmak tozu üfleyip uzun zamandan sonra winfos ile açtım bilgisayarı.
    herkese aynı hisleri yaşatmayacağını biliyorum ama o modem sesi bile beni benden almaya yetti.
    gerçekten inanılmaz güzel bir oyun. keşfetmemi sağladığınız için çok teşekkürler.

Yorum Yazın