FAIL :/

İşti güçtü, taşınmaydı şuydu buydu derken, Eylül ayı boyunca hiç bir şey yazmamışım ha bloga. Şu alttaki resim, benim için:

Bir takım kişisel notlar:

  • Hacettepe’de ders kayıt ettirmek bir eziyet, seçmeli dersleri halletmek daha büyük eziyet, okulu kazanınca mutlu olmayın diye söylüyorum, daha kayıttayken kan alacaklar kan. Beytepe’de kimse neyin nerede olduğunu bilemez, ayrıca güvenlik görevlilerinin üniforma ve duruşlarına kanmayınız, hademeler bu görevlilere oranla çok çok daha bilgili ve yardımseverdir, her an onlara okulla ilgili danışabilirsiniz.
  • Ankara denince akla 7/24 yaşayan bir metropol, canlı ve cıvıl cıvıl mekanlar.. GELMEZ. Bu sebeple Metro 12’de, genel toplu taşıma araçları da 10 gibi yok olmaya başlarlar.
  • Ankara’ya dair bir kaç not daha: Ankara, kalite olarak fersah fersah ileride olmamasına karşın pek çok servisinde diğer Anadolu şehirlerinden minimum 2, maksimum 4-5 kat pahalı. Buna istisna olarak aklıma sadece taksi geliyor, garip bir şekilde taksiler ucuzdur ve her yerdedir, toplu taşıma ve özel araç imkanlarınız olmadığında iyi bir alternatif olurlar. Daha önce nispeten küçük ve dolayısıyla Simcity oynarmışçasına özenli, düzenli kentlerde yaşamışsanız Ankara size garip gelir, çünkü Ankara’da ne bir tane çöp kutusu vardır, ne de sizi bir yerlere ulaştırabilecek tabela. Belediye burada asfalt dökmekle görevli adamlara verilen isimdir.
  • Üzerinde “Gaming”, “Gerçek 5+1, 9+3, 17’nin karesi bölü 2 Ses Deneyimi!!” yazan kulaklıklar rezalettir, almayınız, aldırmayınız. Sennheiser HD448 aldım ben mesela, ısrarla öneriyorum, bir de adam gibi ses kartı alın yanına tabii.
  • Nokia N9 düşündüğünüzden bile daha harika bir deneyim, yakında da çıkacak, es geçmeyin şu aleti.

Yorum Yazın