Tek bir dünya üzerine

Walter Isaacson’un yazdığı Steve Jobs’un biyografisini okudum geçen hafta, kitap üzerine fazla konuşmak istemiyorum zira biraz uzunca (540 sayfa) bir biyografi bu, kitabın bir kısmı oldukça dürüst ve yere sağlam basan kelimelerle desteklenmişse de, tabii yine de “dahi çocuk steve” balonunu patlatmak da istememişler. Yine de Apple’ın, masaüstü bilgisayar tarihinin dönüm noktası sayılacak olayların üzerine güzelce yedirilmiş hikayeleri için okunabilir.

Yalnız o 540 sayfanın içinde, bir paragraf beni biraz düşünmeye sevketti, bilmediğiniz bir şey değil ama bir paragrafta bu şekilde sunulunca daha iyi görüyorsunuz. Steve ‘in Türkiye tatiliyle ilgili o paragraf:

“Gerçek bir ilham geldi. Hepimiz bornozluyduk ve bize Türk kahvesi yaptılar. Profesör bu kahvenin başka yerlerin kahvelerinden çok farklı hazırlandığını açıklayınca, “Ne olmuş yani?” diye düşündüm. Türk kahvesi, Türkiye’deki gençlerin umrunda mıydı? Hepsi de dünyadaki diğer bütün gençlerin içtiği şeyleri içiyor, GAP’ten satın alınmış gibi görünen giysiler giyiyor ve hepsi de cep telefonu kullanıyorlardı. Diğer her yerdeki gençler gibiydiler. Artık bu dünyanın tamamının gençler için aynı olduğunu anladım birden. Ürünler yaparken aklımızda özellikle Türkiye’deki gençlerin isteyeceği bir cep telefonu ya da müzikçalar yaratmak diye bir şey yok. Artık tek bir dünyayız sadece.

Yorum Yazın