Sublime Text 2: Hayalimdeki IDE

Arabalara, balıklara, hatta posta pullarına ilgi duyabilecekken, evet şu bir gerçek ki benim hobilerimden biri IDE’ler. Hatta bazı günler, ortaya bir iş çıkarmaktansa sadece açıp onların arayüzüne bakmak, sağını solunu kurcalayıp çalışmayı takdir etmek geliyor içimden. Öyle ya, rahatınıza düşkünseniz, hesap makinesi yazmak için bile, a ile b ‘yi toplamak için bile rahat bir koltuğa, 23″ er inç iki ekrana, üst seviye mouse/klavye ikilisine, hızlı bir bilgisayara ve Linux’unuzun üzerinde koşan sağlam bir IDE’ye ihtiyaç duyabiliyorsunuz. Her ne kadar göze takım elbiseyle araba tamir etmek gibi gelse de gerçek bu, uğraştığınız işi eğlenceli bir aktiviteye dönüştürmenin yolu, içine birazcık lüks katmaktan geçiyor.

Sadece bunlar da değil, sanırım bugüne kadar piyasaya çıkmış, bir şekilde birileri tarafından kullanılmış çoğu editörü denemişimdir; NetBeans, Geany, Eclipse, Qt Creator (bunun amacı farklı tabii), hatta Kate, Nano ve kısa süreliğine Vim de, bunların arasına Windows ‘da kullandıklarımı, bir gün kurcalayıp attıklarımı, bugünlerde yeni yeni sayıları artan WebIDE ‘leri de eklerseniz, evet, IDE kurcalamak bence bir hobi. En azından geçen birkaç haftaya kadar böyle düşünüyordum.

Ve sonra.. Ve sonra hayatıma Sublime Text girdi, anladım ki IDE değiştirmek bir hobi değil, bir arayış. Yukarıda saydığım kamyon yüküyle editör, pek çok farklı amaca ve kullanıcıya hizmet peşinde, Nano bu listedeki belki de en özelliksiz, sade editörken, NetBeans ‘in özelliklerinin %10 ‘u kadarını keşfettiğimi sanıyorum. Hepsini bağlayan ortak nokta nedir? Hepsi kötü görünüyor! Yazılım da yazsanız, roman da yazsanız (niye romanı bir editörde yazacağınız bu yazının konusu değil) bu editörlerin arayüzleri bir felaket. Üstelik hepsi çok ağır, açılışları da, çalışmaları da, hantallığı illa ki hissediyorsunuz. Hantal olmayanları da neredeyse hiçbir özelliğe sahip değil, şanslıysanız sentaks renklendirme yapıyorlar sadece, gerisi size kalmış. Sadece bunlar da değil, bu editörler kendi aralarında kamplaşmış gibiler, ya özelliksizler, ya da korkunç karmaşık arayüzleri ve işlevsellikten tamamen uzak yaklaşımlarıyla özelliklerini kullanasınız gelmiyor bile.

İşte bu arayışın sona erdiği editör, benim için Sublime Text. Harika görünen, işlevsel, ışık hızında, son derece hafif, etkili, geliştirilebilir bir editör. Üstelik oldukça da zekice tasarlanmış. Öncelikle gidip editörü indiriyoruz. Öyle aman aman büyük boyutlu değil, şimdilik de ücretsiz, ileride bir ihtimal ücret talep edilebilir olsa da ufukta bu görünmüyor, yine de yere sağlam basacaklar $59 ‘a bir lisans alabilirler. Editörü çalıştırır çalıştırmaz.. Ne fark ediyoruz? Açıldı bile. Üstelik dünyanın en tatlı temasına ve renklerine sahip bir şekilde, baktıkça bakasınız gelecek, geniş mi geniş bir alan veriyor size ST2. Sağ tarafınızda ST2’nin alamet-i farikası Minimap, görüntülediğiniz koda rahatça, uzaktan bir bakış atıp istediğiniz yere kolayca atlamanız için orada. Basitçe oluşturulmuş bir üst menünün dışında ST2 ekranı daha fazla işgal etmiyor, sağdan soldan çıkan ekranlar, çalışma alanınınızı küçülttükçe küçültüp utanmasa 100×100 ‘lük bir kareye sıkıştıracak pencereler ST2 tarzı değil.

Sadece bu ekrana bakmak bile iştahınızı açmıyor mu? Siz bir de onu çalışırken görün! Mesela neler yapabiliyor ST2:

  • Komut Paleti! ST2’nin belki de en büyük özelliği harika bir Komut Paleti olması. Hemen CTRL + SHIFT + P’ye basın, siz ortaya birkaç harf atar atmaz, istediğiniz oldu bile! İster sentaksı değiştirin, ister başka dosyaya geçin, dosyayı kaydedin, snippet ekleyin, hatta eklentilerinizi kontrol edin, comment ekleyin, görünümü değiştirin. Hepsini buradan bir kaç harfle yapmak mümkün.
  • Birden çok Cursor! Bir kez alıştınız mı geriye dönüşünüzün olmayacağı bir özellik bu. Diyelim ki koddaki arka arkaya 5 tane $password değişkenini $parola yapacağız, $password ‘ü seçiyoruz, CTRL + D’ye basıyoruz, veee.. Birden çok cursorümüz var! Şimdi birine yazdıklarımız, tüm değişkenleri değiştirecek.
  • Hemen her editörde olduğu gibi, oldukça etkili çalışan bir Sentaks Renklendirici ve Kod Tamamlayıcı.
  • Distraction Free Mode sayesinde arayüzün tamamını kapatıp, tam ekran, editörle baş başa kalabiliyorsunuz. Kafayı yeme noktasına geldiğinizde, hep o ihtiyaç duyduğunuz “birazcık daha odaklanma”yı size veriyor.
  • Snippet’lar. Her dil, her kullanımınız için, hazırda gelen bir çok Snippet var ST2’de. Hepsini kolayca kullanmak mümkün, kendinizinkini eklemek de çok, çok kolay.
  • Düzenli İfadelerle Arama! Bunun neden birçok editörde olmadığını anlamak bile mümkün değil. Hem aramalarınızı çok kolaylaştıracak, hem de baktınız RegExp ile aranız iyi değil, kodu denemeden önce, burada görebiliyorsunuz çalışıp çalışmayacağını.

Sadece bunlar da değil. ST2, 20 kadar temayla hazır geliyor. Dahası mı? Bir dosyanın içinden bir başkasını değiştirmeniz bile mümkün! Yetmedi mi? Bir klasörü sürükleyip ST2 ‘ye bırakmanız onu bir proje yapmanıza yetiyor. Fonksiyonlar arasında gezinmek mi lazım? CTRL + R yapıverin! İnşa mı edilecek? ST2 sizin için onu da yapar isterseniz. Bir ekranda bir dosyayla çalışmak verimsiz mi? 4 ekran açın, farklı farklı düzenleyin, dördünde birden çalışın.

Bitti mi sandınız? Yeni başlıyor. ST2 sadece kurulu özellikleriyle değil, kurabileceğiniz şeylerle iyice etkileyici bir editör. Bunun için wbond.net adresinden Package Control adı verilen bir küçük eklentiyi indiriyorsunuz. ST2 ‘nizde bir fonksiyon mu eksik? CTRL + SHIFT + P yapın, siz “inst” yazana kadar o, “Install package” ı anlayacak bile, daha sonra sayıları yüzlerce olan ve gittikçe artan eklentilerden istediğiniz bir tanesini seçtiğiniz anda indirip kuracak sizin için. Ne kadar mı sürüyor işlem, yaklaşık 5 saniye. Bana inanmıyorsanız kendiniz deneyin! İşte bunlar da benim favori eklentilerim:

  • Automatic Backups: Her düzenlediğiniz dosyayı versiyon kontrolüne almıyor olabilirsiniz. Ancak yine de istediğiniz bir versiyona ulaşmak önemli değil mi? Automatic Backups, istediğiniz bir klasöre düzenlediğiniz her bir metnin her seferinde yedeğini alıyor. İstediğiniz zaman arkanıza bakmaya korkmayın diye.
  • BracketHighlighter: Bir parantezin, bir tırnağın nerede açılıp kapandığını o kadar güzel gösteriyor ki gözünüzden buna rağmen kaçarsa doktora görünme vaktiniz gelmiş demek oluyor.
  • Comments Aware Enter: Basit ama işlevsel, /* ile açtığınız yorumlarda alt satıra geçtikçe devam edebilmenizi sağlıyor. Tahminim bunun ileride ST2’de kurulu geleceği yönünde.
  • Emmet: Bunu bir satırda anlatmak güç, Google ‘a “Zen Coding” yazın, şaşırmaya hazır olun.
  • Gist: Buna ayrı bir blog yazısı gerekli. Github’un harika hizmeti Gist, ST2 ile birleşince tadından yenmiyor.
  • Sidebar Enhancements: ST2’de bir de sidebar var, isterseniz açıp kapatabildiğiniz. İşte o SideBar ‘ı basit bir arayüzden canavar bir araca çevirecek olan eklenti de burada.
  • Rosetta Code Snippets: Sorunlara çözümler, ya da hocanızı kandıracak ödevler mi arıyorsunuz? CTRL + SHIFT + P, “Rose..” yazın, devamını getirmenize gerek yok bile. Gelen listeden istediğinizi seçin, size çözümü kullandığınız dile göre hemen versin.
  • SublimeLinter: Oldukça başarılı bir şekilde hataları yakalayıp, küçük beyaz kutularda tertemiz size gösterebilen bir eklenti. Pek çok dili desteklediği gibi, hatalarınızdan bir liste de  yapıveriyor size. Son derece pratik ve ST2’nin geri kalanı gibi, bu da çok hızlı.
  • SVN: Subversion ile kolay versiyon kontrolü için, Git için olanı da var.
  • Theme – Phoenix: Kurulu gelen 20 kadar temadan sıkılırsanız, oldukça hoş renkler ve tasarımlar içeren bu paketi bir denemeniz şart. Beğeneceksiniz.

Bitti mi sandınız? Bitmedi. Daha yüzlerce eklenti, keşfetmenizi bekleyen pek çok özellik var ST2’de. Vim ‘i sever misiniz? Vintage moduna bayılacaksınız o zaman. ST2, çok çok kapsamlı, çok çok hızlı, çok çok geliştirilebilir, ve çok çok çook güzel ve estetik bir editör. Hemen şimdi indirip kullanmazsanız arkanızdan ağlar.

Sublime Text 2’ye ait pek çok şey öğrenmek, iyice şaşırmak için, NetTuts+ ‘daki şu dersi bir izlememek olmaz: NetTuts+

 

 

Yorum Yazın