2 Yılın Ardından, MeeGo’yu Nasıl Bilirdik?

n950ven9

2 yıl önce bu günlerde, MeeGo Türkiye ‘de yayınlayacağımız bir inceleme hazırlıyordum, o dönemde MeeGo ‘yu takip ettiyseniz, bunun Nokia N9 incelemesi olduğunu biliyorsunuzdur. Geçen süre, ve tabii ki Nokia ‘nın “stratejileri”, MeeGo ‘yu da, N9 ‘u da bir anlamda tarihin tozlu sayfalarına doğru itekledi, N9, 2 senedir zamanda hareketsiz, yeni bir güncelleme, tünelin ucunda bir ışık olmadan öylece, bir grup seveninin elinde dolaşıp durdu, MeeGo ‘nun çok önde başladığı yarışta zamansız ölümünden sonra hala, N9 ‘un mirasına sahip çıkıp, bayrağı alıp götüren bir ürün ortaya çıkabilmiş değil, diğer yandan MeeGo ‘nun huzursuz ruhu, tabutundan ara sıra fırlayıp, eski kullanıcılarının rüyalarına girmeye, kendini hatırlatmaya da son vermiyor. Akıllı telefonlar, geçen zamanda hem donanımsal, hem de yazılımsal olarak çok ilerlediyse de, gözden kaçan bu güzellikleri, forumdan bir arkadaşın sayesinde ulaştığım UnleashThePhones.com ‘un yazısıyla  bir kez daha anımsadım. Yaklaşık bir yıla yakındır iPhone kullanırken, kendimce en çok özlediklerimi de ben yazayım dedim:

Devamını oku…

Indie Game: The Movie

indiegamethemovie_filmstill6_titlescreen_byindiegamethemovie

Indie Game: The Movie, Kickstarter’da topladığı $100,000 sayesinde hayata geçmiş bir belgesel, Indie oyunları, ve yapımcılarını 3 farklı oyun ve hikaye üzerinden anlatıyor. Super Meat BoyFEZ ve Braid üzerinden ilerliyor ve bağımsız oyunlara uzaksanız konsepti kavramanıza, dahası yapımcılığına ilginiz varsa da birkaç tüyoya sahip. Benim en çok sevindiğim kısmıysa beni FEZ ‘le tanıştırmış olması. Bağımsız oyunlar, sadece birkaç kişiden oluşan küçük ekipleriyle, tam bir türe, sınıfa sığdıramadığınız, ancak gerçekten etkileyici yapımlar, birçoğunun belli bir amacı bile yok, veya alıştığınız bir türe bile oturtamıyorsunuz, bu da onları, milyon dolar bütçeli diğerlerinden ayıran en önemli şeylerden biri. Ortada bir dağıtıcı, sabit bir kâr beklentisi olmayınca, ne yapılabileceğinin sınırları oldukça belirsizleşiyor.

Indie Game, belki oyun yapımcılığının teknikleri üzerine yeterli bir yapım olmayabilir; izleyiciye oyunun tasarımı, yapımı, pazarlanması adına bir hikaye anlatmıyor çünkü, bu açıdan beklentileriniz varsa -ki benim biraz da olsa vardı- bu açıdan yetersiz kalabilir. Diğer yandan, bağımsız oyunların genel hikayesini, bu insanların iç dünyasını, bildiğimiz ve sevdiğimiz (hatta daha iyisi, belki de bilmediğimiz!) oyunların yapımcılarını bizimle tanıştırmak açısından da harika bir şekilde görevini yerine getiriyor diyebilirim. Filmin asıl amacı da sanırım bu, bu ilginç yapımların yapımcılarıyla, bir saatlik yemeğe çıkmışsınız, onlar da size anlattıkça anlatıyormuş gibi. Keyifle izleyeceğinizi umuyorum.

Filmin Türkçe altyazısı yok. Ancak merak etmeyin, ben sizin için, (aslında kız arkadaşım için, eheh), Türkçe altyazısını da hazırladım. Altyazıda akşam izleyelim derken aceleyle ufak hatalar olabilir, ancak sizin -ve kız arkadaşlarınızın- işine yarayacağına eminim :)

Altyazıyı indirmek için: tıklayın. (Sağ tık + Farklı kaydet)

Bir Harfi Fazla Yazmak ve PHP5 Oturum Çöp Toplayıcısı

1778_large

Bugün, MeeGo Türkiye’ye göz attığımda bir gariplik fark ettim. Forum başlıklarının tasarımı bozuk görünüyordu. Tabii bu durumda ilk suçlayacağınız muhtemelen tarayıcıdır. Önce bir CTRL + F5, sonra da iPhone ‘dan girdiğimde tasarımdaki aynı sıkıntı hala önümde duruyordu.

Bu noktada yönetici hesabıma giriş yaptım. Daha iyisi, ben giriş yapar yapmaz sağ barın kaybolduğu gibi sayfalar da bozuldu. İşte buradan sonra o can sıkıcı yarım saati okuyorsunuz:

İlk önce Drupal ‘in Cache temizleyicisini denedim. Birkaç dakikalığına işe yaradı da, sonra yeniden bozuldu. Daha sonra Drupal ‘in tüm hataları ve olayları kaydettiği DBLOG ‘a (Yakın zamanlı kayıtlar) ‘a girdim. DBLOG ‘un avantajı, sunucunuza giriş yapıp logları elle kontrol etmeden, buradan PHP hata kayıtlarını görebiliyor oluşunuz. Burada kolaylıkla dikkat çeken PHP hatalarından birine tıkladığımda ise:

taxonomy.module dosyası 21 satırında Can't create/write to file '/tmp/#sql_36a_0.MYD' (Errcode: 28)

Devamını oku…

"Tizen ile Mobil Yaşam" (OYLG '13)


“Tizen ile Mobil Yaşam” Sunumu

Özgür Yazılım Günleri 2013 ‘ün sonuna geldik, ben de İstanbul  Bilgi Üniversitesi’nde Oytun Eren ile beraber yaptığımız sunumdan oldukça memnun ayrıldım. Konuşmanın maalesef bir videosunu çekmemişiz; kısaca, Tizen cihazlarından, geliştirme olanaklarından, nasıl geliştirildiğinden ve geleceğinden biraz bahsettik. HTML5 ve Tizen Türkiye ‘den de birkaç cümlede bahsetmeye çalıştım. Sunumun sonuna doğru yaptığım mini Firefox OS reklamı işe yaramış olacak ki çıkışta Mozilla standını tamamen bizim dinleyicilerimiz istila etmişlerdi. :)

Yanımızda bir de cihaz getirdik, hatta sunum sırasında arkadaşlarımızın da deneme fırsatı oldu, onları da sahneye alıp bir de Tizen ile Mobil Yaşam hatıra fotoğrafı çektirdik. Yukarıdaki fotoğraf işte o an, RD-210 geliştirici cihazından alınmış bir kare, ve Tizen ile çekilmiş ilk fotoğraflardan biri. Sunumda kullandığımız slaytları da hemen altındaki bağlantıya tıklayarak alabilirsiniz. Sunuma katılan, varlığıyla ve sorularıyla yanımızda bulunan herkese tekrar teşekkürler.

Bir sonraki yıl görüşmek üzere,

Cydia Tweak Listesi (2013)

evasi0n-jailbreak

iPhone ‘un en sıkıntılı yanı, bir Apple ürünü olması. Bu da maalesef en olmadık yerde kısıntıya gidilmiş, ısrarla eklenmemiş özellikler, gereksiz sınırlamalar demek oluyor bazen. iOS ‘unuzu jailbreak yapmak oldukça kolay bir işlem, Google’dan pek çoğunu bulabileceğiniz son derece basit yöntemlerle jailbreak yapmak mümkün. Jailbreak ‘in kendisi, cihaz için pek de sıkıntılı değil. Asıl sıkıntıları ise Cydia mağazası üzerinden kurduğunuz ekstra özellikler yapıyor ki, neyi kurup neyi kurmayacağınıza dikkat etmeniz gerek. Hepsini haftalardır kendim kullandığım, benim Cydia tweaklerimden bir liste yaptım, hepsi çok önemli eksikleri kapatıyor benim için.

En gerekliler:

  • Tab+: Muhtemelen Cydia ‘dan ilk indirmeniz gereken, çok basit bir tweak, tek özelliği Safari ‘deki maksimum 8 sekme sınırını kaldırmak. Bu son derece yersiz sınırlamayı kaldırdığınızda, aynı anda 15 – 20 sekmeyi yavaşlama olmadan kullanabiliyorsunuz.

Devamını oku…

Aranel Surion'un iPhone 5'i

Apple_ThinkDifferent

Yazının başlığını ben koymadım, Apple koydu, her iPhone ile cihazınıza verilen varsayılan isimlendirme bu, muhtemelen ilk seferde bulamayacağınız için söyleyeyim, değiştirmek için Hakkında ekranına gitmek gerekiyor bu cihazın. iPhone ‘un 5’i, Galaxy S’in 3’ü derken, sanırım bu cihazların hedef al(a)madığı bir kitleye aidim ben. Peki son üç cihazım N900, N950 ve N9’ken, biraz da iPhone kullanmak nasıl mı oluyor, işte şöyle oluyor:

Biliyorum ki bir trilyon iPhone incelemesi var piyasada, hiçbirini okumadımsa da hepsinin üç aşağı beş yukarı ne yazacağını kestirebilirim, bu yüzden ben yazmayacağım bunları tekrar, oldukça geç kalmış bir inceleme yerine, iPhone’u bir Linux kullanıcısı gözünden ele almayı, N9 ile kıyaslamayı, aklı fikri yerinde, penguenin anlamını bilen adamlar bunu kullanabilir mi, işte biraz bundan bahsedeyim diyorum. iPhone ‘uma para vermedim, bu yüzden 2000 lira bağlanan bu cihazları eleştirirsem kusuruma bakmayınız, en azından doğru/mantıksal bağlantılar kurmaya çalışacağım yazarken. Peki benim neler dikkatimi çekti iPhone 5’te, bunu bir “bilmeniz gerekenler” yazısı olarak ele alın:

Tasarım

Apple ürünlerinin tasarımı hep üstün ifade edilir. Bu benim için yeterince tartışmaya açık olsa da, iPhone 5’in tasarımı aman da aman değil, diğer iPhone ‘lardan ve hatta Android ‘lerden çok farklı görünmüyor aslında. İşin gerçeği bu sektörde seksiliğin tanımını en son N9 yaptı, üstüne henüz birşey konabildiğine ben inanmıyorum. Zevkler kullanıcıdan kullanıcıya değişir tabii ama, lütfen bir siyah veya cyan N9 ‘u elinize alıp, iPhone 5 bundan güzel görünüyor diyebilin, ama sesiniz titremesin. Benim iPhone tasarımına dair en kayda değer bulduğum kısmı “elma”. Evet 5’in de tabii ki bir elması var, böylece bir telefona 2000 ~ 3000 lira verebildiğinizi gösterebilme fonksiyonu korunmuş. Yalnız gerçekten inandırıcı olması açısından, mümkünse arkasına kabartma harflerle “Tek Çekim” yazdırın.

Tasarıma not düşmek gerekirse; iPhone 5 epeyce ince ve hafif, benim gibi adamların elinde kırılgan duruyorsa da alıştığınızda hoşunuza gidiyor. Gerçi incelik konusu artık mantık/ihtiyaç sınırlarını çoktan aştığından 5’in ince olup olmadığı sizin için de pek farketmeyecek. Yalnız hakkını vermek gerekiyor ki iPhone 5 hafif. Arka kasanın pek bir numarası yok, tabii burada yine N9’a kıyaslıyorum. Ancak aksessuar çeşitliliği inanılmaz olduğu için, düzgün bir kasa alırsanız hem gerçekten güzel görünen bir iPhone’unuz olacak, hem de hemen kırılmayacak, benden duymadınız. Benimkinin arkasında HTR Case  yazıyor, siyah ve kenarları göze hoş gelen bir materyalden yapılmış, bulabilirseniz öneriyorum bunu.

Soldaki ses tuşlarının yanında bir Sessiz düğmesi mevcut. iPhone’lara uzağım dedim ya, muhtemelen diğer iPhone ‘larda da var olduğunu sandığım bu tuş için Apple’ı takdir edebilirim, hem çok işlevsel, hem de o “tik” hissi çok oturaklı. Yalnız çok absürd bir hoparlör yerleşimi var ki, bir ara bozdum sandım, oysa ki parmağım kapatıyormuş. Sadede gelirsem; Nokia N9’ın halen bariz en seksi akıllı telefon olduğunu iddia edebilirim. Sonradan gelen WP’lere yapılan ufak tefek değişiklikler ve WP butonları tasarımı duman ettiyse de, N9’un tasarımı halen iPhone 5’den iyi.
Devamını oku…

SMARTMONTOOLS ile Sabit diskleri kontrol etmek

Arızalı sabit diskler her zaman bilgisayarların en can sıkan parçaları olmaya devam edecekler. Fanlarla birlikte bilgisayarların demirbaş hareketli parçalarından biri oldukları için, kolayca çöpe koyup kurtulamadığınız gibi, yıllar içerisinde bu ikili size varlıklarını her daim hatırlatacak. Peki Linux üzerinde bir sabit diskin sağlığını nasıl kontrol ederiz?

Öncelikle anlaşılması gereken, sabit disklerin her zaman  “dağ gibi adamdı küt diye gitti anlamadık” formatında ölmedikleridir, en azından 7/24 sabit, titreşimsiz bir alanda, UPS altında saklıyorsanız böyledir, bu tip “ideal” koşullarda  bağıra bağıra, çığlık çığlığa ölürler ki, bu çığlıkları duyup önceden tüm verinizi yedekleyip, can sıkıntısının önüne geçebilirsiniz. Bir ikincisi, günümüzde piyasadaki disklerin tamamı SMART ile gelirler. SMART, çok basitçe işletim sisteminizden disklerin durumunu sorgulama, istatistikleri/sıcaklığı alma ve hatta disklerin kendi self-testlerinin sonuçlarını okuma, ve test yapma olanağı sağlar.

Bir diskte okuma arızalarının yaşanmaya başlanması ilk etapta dosya sisteminde tutarsızlıklar olarak dönebilir, burada karşınıza çıkabilecek durumlardan ilki, dosya sisteminizin ansızın read-only (salt okunur) duruma geçmesi olur Linux’ta. Windows ‘da ise bir uyarı balonu, veya her açılışta karşınıza fırlayan bir CHKDSK olarak gelebilir. Tabii ki dosya sisteminde tutarsızlık demek, illa ki diskte bir sıkıntı demek değil. Diskin size ilk atacağı çığlıkları ise dmesg komutunun çıktısında görebilirsiniz. Linux’ta diskler sd harfiyle başlayıp alfabedeki ilk harfi alırlar. 3 sabit diskiniz varsa, ilk bağlanan sda, son bağlanan sdc olacaktır. DMESG’de [sda] ile başlayan hatalar okumaya başlamış olabilirsiniz, bu ilk sabit diskte bir sıkıntı olma ihtimalini gösteriyor olabilir.

Olmayabilir de. Hala pek çok etken mevcut, daha iyi anlamanın yolu diske sormak. Burada ilk yapacağımız iş, sudo apt-get install smartmontools yaparak SMART izleme araçlarını Linux dağıtımımıza kurmak olacak. Daha sonra sudo smartctl -a  /dev/sda komutunu çalıştırabiliriz. Diskiniz 2.ci diskse sda ‘yı sdb yaparsınız. Karşınıza çok uzun bir çıktı gelmiş olmalı.

Devamını oku…

Casablanca | Raspberry Pi için Yönetim Paneli

casablancacasablancadev
Casablanca, Raspberry Pi için PHP tabanlı bir yönetim/izleme paneli. Kendi Pi ‘m için, PiWWW tabanlı (Atouk ‘un) yazmıştım, paylaşmaya karar verdim. MySQL, veya ekstra bir başka şey gerektirmiyor. Yalnız ilk kurulumda yapmanız gereken bir takım düzenlemeler var, bunları README dosyasında bulabilirsiniz, hatta söylemek gerekirse; o dosyayı okumazsanız Casablanca çalışmayacak. Panel kendi kullanımım için olduğundan menülerde ve arayüzde sizin işinizi görmeyecek şeyler olabilir (sol tarafi Status barında ve üstteki menülerde özellikle), kolayca değiştirmeniz mümkün.

Özellikleri:

  • Parola korumalı
  • Sunucu/Port durum bilgisi
  • Syslog, Message-log, Services çıktısı, tüm PHP oturumlarını sonlandırma
  • Sistem bilgileri: Genel durum, Uptime, Sistem ısısı, CPU/OS/USB bilgileri, DMESG çıktısı, Hafıza kullanımı ve en çok kullananlar, GPIO durumu (Atouk  ‘un, WiringPi gerektirir), Ağ durumu, Disk kullanımı, Turbo durumu, Voltajlar, Frekanslar, Kodekler.
  • Javascript ile yenileme (Sayesinde 3 satır daha JS öğrendim)
  • Tatlı görünüyor olması, bu da bir özellik

Geliştirmeler, yamalarınız ve bilgi almak için: İletişim

Koda ulaşmak için: svn.aranelsurion.org/casablanca

Raspberry Pi 101: RasPi nedir? Ne Yapılır? Alışveriş Rehberi

Raspberry Pi, $35 (80 TL~) gibi bir rakama edinilebilecek, microUSB üzerinden yaklaşık 3 Watt güçle çalışan, kredi kartı büyüklüğünde bir bilgisayar. Raspberry’nin bir kasası yok, sadece bir kart olarak satılıyor. Ancak hafife de almayın, bu küçük bilgisayardan biraz bahsetmek gerekirse:

  • 700 MHz ARM11 CPU
  • Broadcom VideoCore IV GPU (OpenGL ES 2.0 destekli, MPEG-2 ve VC-1 uyumlu. 1080p görüntü çıkışı)
  • 512 MB RAM
  • 2 adet USB çıkışı, HDMI çıkışı, Ethernet, SD kart yuvası, 3,5mm ses çıkışı ve Kompozit çıkış.

Raspberry’nin maliyeti ve boyu, yukarıdaki özelliklerine göre çok küçük. USB, HDMI, SD gibi her türlü desteğin yanı sıra iş görür bir CPU, RAM ve gayet iyi bir GPU ‘ya (Xbox I seviyesinde deniyor) sahipsiniz ve HD oynatabiliyorsunuz. Üstelik tüm bunları 5 V’lık bir microUSB’den aldığınız 3~4 Watt ‘lık güçle yapıyorsunuz. Basit bir kıyasla ortalama bir bilgisayar donanımı 200 Watt~ gibi bir enerjiyi kullanabiliyor. Bu durumda Raspberry ‘i aslında bir kalem pille, güneş enerjisiyle, veya pedal çevirerek çalıştırmanız mümkün. Üstelik  tüm bu donanım siz ne isterseniz onu yapmak için bekliyor, şimdiden bir çok dağıtım ve yazılım bu amaçlar için hazır.

Neler yapılabilir?

Hiç güç tüketmeyip (evdeki diğer her şeye kıyasla), yeterli miktarda performans üreten bir mini bilgisayarla ne yapılır? Üstelik son derece ucuz ve kurcalanabilir olsun. Bu sorunun cevabını size en iyi YouTube verebilir, çünkü RasPi ile yapılabileceklerin sınırı yok. Tamamı hayal gücüne ve isteğe kalmış olmakla beraber, ondan 3 Watt’lık bir bilgisayar da yapabilirsiniz, bir media-center da, sunucu olarak da kullanabilirsiniz, depolama/yedek ünitesi olarak da. Eliniz yatkınsa Raspberry sizin için ev otomasyonu da yapabilir; ışıkları kapatıp, kapıları kilitleyebilir, bir fincan kahve yapıp termostatı ayarlayabilir. Veya arabanızın multimedya sistemiyle değiştirip 80 lira ‘ya çok az enerji tüketen tam kapasiteli bir bilgisayar da taşıyabilirsiniz. Raspberry ‘ye bir kamera bağlarsanız ev güvenlik sistemi de yapabilirsiniz, robot da, bir emulator indirip HDMI’dan TV’nize bağladığınızda kendi oyun konsolunuzu da yapabilirsiniz.

Çok mu saydım? Aslında çok değil, bu saydıklarımın çoğu yapılmış, şuan kullanılan şeyler. Bu liste o kadar uzatılabilir ki. Gezegenin bir yerinde, tamamen güneş enerjili bir Raspberry sunucusu olduğunu, tüm Dünya ‘da elektrikler gitse bile onun açık kalacağını biliyor muydunuz? Mesea bu yapıldı. Peki elimiz yatkın değil veya zamanımız yok, pratik olarak neler yapabiliriz? O zaman kendi beklentilerimi anlatayım, ben ne için istedim Raspberry Pi ‘yi:

Devamını oku…