urandom.aranelsurion.org (Tumblr içerir!)

tumblr

Blogun detaylı, açıklamalı formatından uzak kalan, daha kişisel, çabucak yazıp yayınlayabileceğim yeni bir mecraya başladım; Tumblr. Çok uzun olmayan, sık güncellenen, bol ekran görüntülü/fotoğraflı çabuk yazılar atacağım, Twitter ‘dan uzun, blog yazılarından kısa, biraz daha gevşek ama umuyorum ki ilginç olacak. Tumblr ‘ın avantajı, birkaç saat içerisinde basit, temiz bir sayfayı hazırlayabilmek, ve mobil uygulamasıyla olsun, subdomain desteğiyle olsun, her yerden ulaşabilmek oldu, beklediğimden çok daha düzgün bir sosyal platform çıktı Tumblr.

Lafı uzatmadan, kısa kısa, daha kişisel yazılarım şurada: http://urandom.aranelsurion.org

Uzuun uzun, detaylı detaylı, kitabını yazıyormuşcasına yazılarım ise buradan devam. :)

Casablanca ‘ya Taşındım!

Blogumun Dreamhost ‘taki süresi bu ay bitti, orada host ettiğim başka bir şey de kalmayınca, yıllık $120 çıkıvermek yerine bloga yeni bir ev bulmak şart oldu. İşin gerçeği, Dreamhost ‘ta olduğum sürede -3 yıl oluyordur- blog çok da iyi çalışmıyordu, ücretli bir servise göre son derece yavaş olması bir yana, sunucunun timeout ‘ları son derece düşük oluyor ve kullanıcıyı kolayca 503 ‘e, hatta yanlışlıkla 404 ‘e gönderebiliyordu maalesef. Dreamhost ‘un teknik servisini ve yönetim panelini her zaman beğendim, ancak Dreamhost ‘ta şimdiye kadar ne host etmek istediysem, yavaş/sorunlu çalıştığı gibi, bu konuda şikayetlerinizde PS almanızı -ki fiyatları uçurumdu bir aralar- öneriyorlar.

Yeni evimiz, Casablanca! Casablanca, benim Raspberry Pi tabanlı sunucum, ve kendisi oldukça maharetli, çok amaçlı. 2TB bir diske ve salondaki HDTV’me sahip, gerekirse diye TV sehpasının altında bir de basit klavyesi var. Blogumu Raspberry ‘e taşıyarak, aynı zamanda Pi’nin PHP performansını da değerlendirme şansım oldu. Sonuçlar, $35 ‘lık bir ARM bilgisayara göre, beklentimin üstünde, ancak mucizeler de yaratmıyor tabii.

Bunun için blogda ve sunucuda bir kaç altyapı değişikliği şart oldu. Sayfayı ilk açtığımda, anasayfa dışarıdan (Pingdom kullandım) 22,5 saniyede yükleniyordu. Hani bekletmesini geçtim, yahu buna tıklayan adamın siteyi bozuk/kapalı vs. sanması için fazlasıyla yeterli bir süre 20 saniye. Sonra farkettim ki siteyi taşırken Super Cache kapanmış. Bunu yeniden etkinleştirip, ayarları biraz arttırınca sonuç 16 saniyede sabitlendi. Bunun üzerine Memcached kurdum, ancak pek bir verim alamıyordum ki, detaylara bakmayı akıl ettim. Tahmin edersiniz ki, sadece anasayfadaki resimlerin yüklenmesi epeyce sürüyormuş. Kendi upload hızıma kalmasın işler diye, bunu da WordPress ‘in harika kişisel CDN’i (ve de, ücretsiz) Photon ‘a bağladım, şimdi resimleri oradan yüklüyor, süre ise 10 saniyeye düştü. Yetmez dedim, baktım ki bu alan adı için Gzip ‘i aktifleştirmemişim, ayrıca cache ‘nin çöp toplama değerini de yükseltince, ortaya önce 6 saniye, sonra da en sonunda 3,5 saniye çıktı. Başladığım noktayı düşününce, fena değil. Şuan cache edilmiş bir sayfayı yaklaşık 4 saniyede, edilmemiş bir sayfayı 10 saniyede yüklüyor. Çöp toplamayı epey ötelediğim için, performans gün geçtikçe düzelecek gibi. 

İşin gerçeği, blogu şuanki haliyle bırakmak istemiyorum. Raspberry Pi, PHP’yi idare edebileceğini gösteriyor, ancak, %95 ‘i statik olan blogumun; sadece yorumları, en alttaki etiket bulutu ve yan menüsü dinamik, ki bu saydığım son ikisi dinamik olmak zorunda da değiller. Bu durumda boş bir vaktimde, en iyisinin statik blog üreticilerine geçmek olduğuna karar verdim. Zaten gözüm epeydir onlarda, zira hem pratikler, hem de çok hoş/uğraşması keyifli görünüyorlar, yazıları Markdown ‘da yazmak da cabası. Aklımda Pelican var bu iş için, en eli yüzü düzgün Python çözümü o olacak gibi.

Özetle; Blogumu taşıdım. Yeni evi bir Raspberry Pi, ancak Pi üzerinde mükemmel bir WordPress yaratmak güç, hem zaten niye yaratasınız? Bu sebeple de statik bir blog çözümü en iyisi gibi. Bakalım ortaya neler çıkacak.

 

 

 

 

Aranel Surion’un Blogu v2.0.0

eskiblog

Blogun 2007’den beri yayınlanan önceki tasarımı

Ta daa! Uzun bir yaz arasından sonra, bloguma dönüş yaptım. Üstelik artık baştan aşağı yenilediğim bloguma. 2007 ‘de, ilk yayınladığımdan beri tasarımı ve altyapısı hiç değişmemişti, bu yüzden blogun bu tamamen sıfırdan haline Sürüm 2 (Kod Adı: Böcük) adını koydum.

Yeni blogu tasarlarken aklımda birkaç şey vardı: blogun yıllar yılı topladığı gereksiz ağırlıktan kurtulmak (40’dan fazla eklenti ve türlü çeşit hackle çalışıyordu), tasarımı modern, beyaz-arkaplanlı, göze her anlamda sade gelecek, gereksiz fonksiyonları bulunmayan bir hale getirmek ve blogu her anlamda modernize etmek. Bu sebeple blogda eklenen özellikten çok çıkarılan özellik var aslında. Yan ve Alt kısımlardaki pek çok kalabalık eden bileşen artık yok, geriye sadece en gerekli olabilecekleri bıraktım. Blogun her adımında, 404 sayfalarına -Setsuna ile yollarımızı ayırsak da- kadar her yeri yeniden elden geçirdim, ve sanırım, şimdiye kadarki en rafine ve kullanışlı haline getirdim.

Taşınma esnasında son birkaç günde gelen 3-4 yorumu maalesef kaybettim, yorumunuzu bulamazsanız sebebi muhtemelen bu. Daha geçişi bugün tamamladığıma göre, arada blogun krizlere girmesi, çatlayıp patlayan şeyler olması damümkün, bunları bana yazanlara ise çikolata var. 

FAIL :/

İşti güçtü, taşınmaydı şuydu buydu derken, Eylül ayı boyunca hiç bir şey yazmamışım ha bloga. Şu alttaki resim, benim için:

Bir takım kişisel notlar:

  • Hacettepe’de ders kayıt ettirmek bir eziyet, seçmeli dersleri halletmek daha büyük eziyet, okulu kazanınca mutlu olmayın diye söylüyorum, daha kayıttayken kan alacaklar kan. Beytepe’de kimse neyin nerede olduğunu bilemez, ayrıca güvenlik görevlilerinin üniforma ve duruşlarına kanmayınız, hademeler bu görevlilere oranla çok çok daha bilgili ve yardımseverdir, her an onlara okulla ilgili danışabilirsiniz.
  • Ankara denince akla 7/24 yaşayan bir metropol, canlı ve cıvıl cıvıl mekanlar.. GELMEZ. Bu sebeple Metro 12’de, genel toplu taşıma araçları da 10 gibi yok olmaya başlarlar.
  • Ankara’ya dair bir kaç not daha: Ankara, kalite olarak fersah fersah ileride olmamasına karşın pek çok servisinde diğer Anadolu şehirlerinden minimum 2, maksimum 4-5 kat pahalı. Buna istisna olarak aklıma sadece taksi geliyor, garip bir şekilde taksiler ucuzdur ve her yerdedir, toplu taşıma ve özel araç imkanlarınız olmadığında iyi bir alternatif olurlar. Daha önce nispeten küçük ve dolayısıyla Simcity oynarmışçasına özenli, düzenli kentlerde yaşamışsanız Ankara size garip gelir, çünkü Ankara’da ne bir tane çöp kutusu vardır, ne de sizi bir yerlere ulaştırabilecek tabela. Belediye burada asfalt dökmekle görevli adamlara verilen isimdir.
  • Üzerinde “Gaming”, “Gerçek 5+1, 9+3, 17’nin karesi bölü 2 Ses Deneyimi!!” yazan kulaklıklar rezalettir, almayınız, aldırmayınız. Sennheiser HD448 aldım ben mesela, ısrarla öneriyorum, bir de adam gibi ses kartı alın yanına tabii.
  • Nokia N9 düşündüğünüzden bile daha harika bir deneyim, yakında da çıkacak, es geçmeyin şu aleti.

Blogum 3 yaşında!

Adettendir, blog her yeni yaşına girdiğinde bir özet geçerim 1 yıllık rapor niyetine. Olmuş 3 yıl, Arşiv üzerinden takip edince sanki çok bir şey olmamış, dün başlamışım gibi hissettiriyor, ancak böyle hatırlıyorum blogumun nereden nereye geldiğini. Bu 3 yılda blogumda hemen her konuda bir şeyler için kaynak oluşturmuş oldum, ağırlık tabii ki GNU/Linux, hatta bu sene yoğunlukla Maemo oldu, içime sinmeyen şeyler de var (Kişisel hiç bir şey yazmıyor olmam, Makaleler’i boşlamam gibi) ama hep diyorum zaman ve efor satın alınamayacak kadar değerli şeyler ve kafamı yaptığım şeylerden kaldırıp burayla daha fazla ilgilenebilmeyi istiyorum aslında. Geleyim istatistiklere:

  • 147529 Ziyaretçi (2008: 26889 2009: 56855 , Bu yıl: 63785 ) 366170 sayfa gösterimi (2008: 58335 2009: 140878 Bu yıl: 155957) yapmış. Yani bu yıl da bir çok gencimizi zehirlemişiz. İstatistik aparatının uzun süre kapalı kalması yüzünden bu yılın istatistikleri pek net değil, bunlar kayıtlara geçmiş olanlar ve bu haliyle de gayet iyi görünüyor.
  • En çok bloguma ulaştıran Google kelimeleri: ahmet, Body, linux, anarşizm, n900 türkçe, 24proxy youtube, bios şifresi, 1 mayıs, maemo 5, aranel surion. Ahmet’in sevenleri çok onu anladım ben, her sene o kelime işgal ediyor birinciliği. Maemo 5 ile olan ilişkim ve turkish-l10n paketinin de etkisiyle kelimeler değişmiş. Kendi adımla aranıp bulunmak da hoşuma gitti. Geçen sene olup bu sene olmayan kelimeler: bodypainting, fenerbahçem, aranel, body painting, N96.
  • 55 etikette (2008: 27 2009:  22 Bu yıl: 6), 6 kategoride, 257 yazıya (2008: 151 2009:  70 Bu yıl: 36) 723 yorum (2008: 75 2009: 217 Bu yıl: 431) gelmiş. Ziyaret sayısında mantıklı bir artış varken yorum sayısının 2 kat artması hoş bir durum, yorumların bir çoğu Maemo ile ilgili şeyler, destek için meegoturkiye.org’u açtıktan sonra bu yorumların çoğu kesildiği için gelecek sene bu kadar yorum almayacağımı tahmin ediyorum. “Objektife Takılanlar” ‘ın Kişisel Bölge ile birleştirilmesi üzerine kategori sayısı bir azalmış, boş duruyordu daha iyi oldu böyle.
  • Sırasıyla, en çok yorum alan yazılar: Turkish Localization (turkish-l10n) 0.1 – Maemo 5 (114), Nokia N900 İncelemesi (82), Kırılmadık BIOS Şifresi Bırakmayın! (79), Maemo 5 (N900) artık Türkçe! (77), Maemo, Moblin ve MeeGo (23), Regnum Online ! (16). Maemo işgal etmiş yorumları tabii ki. Blogumun her daim en çok yorum alan yazısı olacağını sandığım BIOS şifresi yazım aldığı 30 yeni yoruma rağmen üçüncülüğe düşmüş.
  • 2009 – 2010 arasında epey bir altyapı çalışması yapacak fırsatım olmuş. Yorum düzenlemesi, Yeni Arşiv, Yeni Paylaşım seçenekleri, Yeni Benzer Yazılar sistemi, Kod Renklendirme, Yan menüde Arşiv yenilenmesi, “Ne kodluyorum?” aparatı, Yeni 404/Projeler sayfaları ve bir sürü kozmetik/minor değişiklik yaptım, blogun bu 1 senede oldukça geliştiği söylenebilir. Tam liste Değişiklikler sayfasında mevcut.
  • Bloguma 2 yeni komşu servis (projeler.aranelsurion.org ve svn.aranelsurion.org) geldi. Henüz çook yeniler ama şimdiden iş görecek hale getirdim onları.

Bu yazının şarkısı: The Cardigans’dan My Favourite Game. Klibiyle beraber dinlenmeli, yoksa istenilen etkiyi yaratmayacaktır. Araba kullanırken dinlemeseniz iyi olur. :P

Projeler.Aranelsurion.Org ve SVN

Geliştirdiğim ve geliştirmeyi düşündüğüm projeler için düzgün bir alana olan ihtiyaç üzerine Trac ve SVN kullanmaya karar verdim, vaktim olduğu sürece artık burayı kullanarak destek vermeye devam edeceğim. Bu sayede geliştireceğim özgür yazılım projelerinin hata takibi, versiyonlama, dökümantasyon, barındırma ve kod paylaşımı işlevlerini kolayca ve otomatik olarak halletmiş olmaktayım. Şimdilik fazla bir şey yok içinde, OpenSOZLUK’ün yeniden geliştirilmesi için burayı kullanacağım, turkish-l10n’i de buraya geçirmem mümkün, zira onu takip etmek de -özellikle major sürümlerde- zahmet halini almaya başladı. Belki bir kaç yeni projemi daha yakın zamanda  buraya gömmem mümkün.  Hem kendi sistemim için gerekmesi hem de herkesin iyiliği için Trac’in de ciddi bir kısmını çevirdim ve commit ettirdim, %82’de falan olması lazım. Sanırım Trac nasıl adam edilir üzerine bir şeyler de yazabilirim yakında, ilk kurulumda sinir bozucu yanları oluyor. El atmışken Projeler sayfamın da tasarımını yeniledim, eski karmakarışık zevksiz haline göre bir şeye benzedi şimdi.

Bir şeyler geliştirmeye, yapmaya çalışıyorsanız SVN ve Trac’i kesinlikle öneriyorum. Benim kullanmaya başlamam daha çok, gözümü bir çok şey üstünde tutmak zorunda kalmam ve tek başına elime yüzüme bulaştırıp “ulan şunları otomatiğe bağlasak ya” demem üzerine oldu. Daha açıkçası, kopyala/yapıştır yaparak versiyonlama, Basket’e not yazarak hata takibi, .tar.gz dosyası halinde barındırma, pastebin ve MSN üzerinden kod paylaşımı olmuyor diyeyim. Kişisel iş için harcadığınız vakte değmeyeceğini de sanmayın, değiyor. Her an elinizin altında sizin için etrafı toplayan bir yazılımın olması büyük rahatlık, üstelik  bir “gaz bonusu” da var bunun. İşinize her zaman yarayabilecek deneyimler kazanmak da mümkün.

Bir de, Maemo’nun da etkisiyle Python’a bir dönüş yapayım, ama bu sefer Hello World düzeyinde -tamam o kadar da değildi ama..-  kalmayayım diyorum, yaparsam görürsünüz. Özetle; we need more gold!

SVN Deposu: svn.aranelsurion.org

Proje Deposu: projeler.aranelsurion.org

Projeler: http://www.aranelsurion.org/projeler

Taşındım (:

10 Ocak Pazartesi günü Byet Hosting’in haber vermeksizin yüksek MySQL sorgu sayısı sebebiyle hesabımı dondurmasından sonra, bu kadarı bana yetti ve Dreamhost sunucularına taşındım. En az 6000 kadar dosyanın ve kocaman bir veritabanının taşınması kolay olmadı, bu yüzden biraz uzadı bu taşıma. Yeni sunucumda daha hızlı ve daha rahat çalışabileceğimden bir kaç günlük kesinti çok da önemli değil. Taşınırken, bazı altyapı güncellemelerini de tamamlama fırsatım oldu, hatta yakında blogun çehresini biraz-belki de çok- değiştirmeyi düşünüyorum. İşlemi sorunsuz tamamladım, ancak blogda yine de bazı sorunlar ortaya çıkmış olabilir, bunları İletişim bölümü üzerinden bana bildirirseniz çok faydası dokunur.

Diğer haberlere geçersek, yakında kapsamlı bir Nokia N900 incelemesi yayınlayacağım, sonra belki bir uygulama rehberi de yayınlamayı düşünebilirim. Maemo 5’in Türkçe’ye çevirilmesi için bir projemiz var, Maemo Garage’da Turkish OS Localization olarak, ya da buraya tıklayarak projeye ulaşabilirsiniz.

Son olarak, Death Note bir harika, henüz 6 bölüm izledim ve bayıldım diyebilirim, benim gibi animeyle falan alakası olmayan biri için bile “vay anasını” dedirtici yapımlardan, kesinlikle bir şans vermelisiniz.

PS: Soldaki resmi garipseyenler için; Mail sunucusunu denetlerken, Ekin’den bana ekli bir posta göndermesini istediğimde bana bunu yolladı. Adamın masaüstünde yok yok gerçekten. :P

Blogum 2 yaşında!

2 sene önce, bir şekilde bu blogu açtım ve nasıl olduysa birkaç aydan fazla yaşayabildi :) Bu sırada gerek kişisel alanda, gerek başta GNU/Linux olmak üzere Bilişim mevzularında bir şeyler karaladım, gönül isterdi ki sonsuz vaktim olsun, daha detaylı içerik geliştirebileyim, ama yine de bir şeyler başarmışım. 2 senede öfkelendiğim, üzüldüğüm, sevindiğim, paylaşmak istediğim içerikleri olabildiğince bloga girdim, öyle ki average joe kullanıcı kitlesi için arşivdeki yazıların oldukça işe yarayacağını sanıyorum. Bütün bunların yanında, benim anlık düşüncelerim ve ilgimi çeken şeyler için(bu yüzden  “Objektife Takılanlar” ı “Kişisel Bölge” ile birleştirmeyi bile düşünüyorum) Twitter‘ıma, müzikle ilgili olarak Last.FM profilime ulaşabilirsiniz, ve hayır, Facebook’um olmayacak :) Geçen 2 yılda blogda neler olmuş:

  • 83744 (Bu yıl 56855) ziyaretçi, 199213 (Bu yıl 140878) sayfa gösteriminde bulunmuş. İyi haber, bu yıl ziyaretçi sayısı hem artmış, hem de istek yapan ziyaretçiler çok daha fazla sayfayı gezmişler. Demek ki eski Google’dan vurkaç yapan kitle azalmış biraz.
  • En çok bloguma ulaştıran Google kelimeleri: ahmet, body, linux, bodypainting, fenerbahçem, anarşizm, aranel, body painting, N96, bios şifresi. Ahmet her kimse sevgilerimi iletiyorum kendisine. En azından bu sene youporn yok keywordlerde :)
  • En çok kullanılan tarayıcılar: Internet Explorer 45.8%, Mozilla Firefox 22.3% , Opera 2.9%. Gerisi Netscape’den tut Symbian’a kadar gidiyor. En çok kullanılan işletim sistemi MS Windows.
  • 49 (Bu yıl 22) Etikette, 7 kategoride, 221 (Bu yıl 70) yazıya 292 (Bu yıl 217) yorum yapılmış. Çok daha az yazıp çok daha fazla yorum almam blogun nicelik değil niteliğe yöneldiğini mi, yoksa benim tembelliğimi mi gösterir emin değilim.
  • Sırasıyla, en çok yorum alan yazılar: Kırılmadık BIOS Şifresi Bırakmayın! (49) , Regnum Online ! (16), Bilim ve İnanç (15), YouTUBE’e web proxyler üzerinden bağlanmak (12), Logitech G15 Bulmak.. (11).
  • 2008 – 2009 arasında, etiket bulutum değişmiş, Ne Yapıyorum / Ne Dinliyorum bölümleri, yeni Arşiv/Sitemap, otomatik boyutlandırma,favicon, güncellenmiş permalink ve 404 sayfasının yanında daha bir çok tasarım değişikliği yaptım. Değişiklikler sayfasında tam liste bulunabilir.
  • Pagerank değerim 4‘e yükselmiş, bu PR değerlerini bozdurup paraya çevirebilsem çok güzel olacak bak.

Not: Evet 10 gün kadar bir gecikme olmuş, çaktırmayın :)

Blogda düzenlemeler :)

Uzun süredir derleyip toparlamadığım blogumu şimdi düzenliyorum :) Yaklaşık 25 farklı kırık linkin olduğu postların değiştirilmesi, WordPress sürümünün yükseltilmesi, yeni pluginlerin sürümlerinin yükseltilmesi falan derken, ara ara çatlayıp patlayabilir, bulduğunuz böcekleri lütfen bana bildirin.

Sansüre karşı sansür!

Bu siteye erişiminiz mahkeme kararıyla blablabla.. Bıktık bundan, evet. Bu konudaki görüşlerimi zaten daha önceleri çok kereler belirttim. Ve ilk kez bu kadar etkin bir kampanyayla sansüre karşı bir eyleme girişildi, 400 ün üzerinde site bu kampanyaya katıldı. kampanya bir çok gazete ve internet sitesinde haber oldu, büyük siteler kepenk kapattı.

Çoğunlukla blogların oluşturduğu bu kampanyada ben de siteyi kapatmayı uygun gördüm, artık siteye erişiminiz mahkeme kararıyla değil, kendi kararıyla oldu! İlk gün içinde bloguma erişimleri tamamen kapattım, ikinci gün “çaktırmadan gir” butonu sayesinde ulaşılabilir hale geldi, bu süre zarfında ulaşamayan kişiler için üzgünüm, fakat bu bir gelecek simülasyonuydu, ve işte gelecekte bu olacak. Eğer bu 2 gün içinde istediğiniz bir şeylere ulaşırken sorun yaşadıysanız, bilmelisiniz ki bu gelecekte olacakların ufak bir tanıtımıdır.

Sansüre karşı olmak isteyen, elle tutulur bir şeyler yapmak isteyen herkes bu eyleme destek oldu, gönül isterdi ki bir ek$isözlük , bir bildirgeç gibi siteler de destek verseydi, ama şimdilik 400+ da harika bir rakam. Eylemi başlatanlar, “eylemlerimiz sürecek” diyor, merakla bekliyor ve destekliyoruz.

Kendime not: bobiler.org’un kampanyaya bakış açısı hayranlık uyandırıcıydı, ben niye akıl etmedim bunu diye düşünüp durdum sonradan.