Sony Ericsson MBW-150, N900 üzerinde OpenWatch İncelemesi


Kendime bir kol saati arıyordum, önce akıllı, ne bileyim GSM’li, müzik çalarlı bir şeyler almayı düşündüm, ancak cebimde N900 taşırken GSM’li kol saati ihtiyacım yoktu aslında, ben de zaten James Bond değildim. Sonra aklım ThinkGeek’deki E-Ink saate kaydı, neredeyse alacaktım da. Hiçbir zaman estetik insanı olamadım, bence fonksiyonellik estetiği döver. E-Ink saat gerçekten estetik ve hoş durmasına rağmen içim rahat etmedi çünkü epey bir parayı, saati göstermekten daha teknolojik bir iş yapmayan bir alete bayacaktım, kaybet kaybet anlaşması gibi bir şey. Sonra Maemo forumlarında OpenWatch’i gördüm, oradan yola çıkıp MBW’yi araştırdım derken kendimi bir MBW-150 almış ve mutlu bir müşteri olarak buldum. İşte bu incelemede SE MBW-150 ‘yi, ne numaraları olduğunu ve N900 üzerinde OpenWatch deneyimimi anlatacağım.

Devamını oku…

Nokia N96 hakkında herşey


Ne zamandır aklımdaydı kaliteli bir telefon almak, almışken güzel olsun dedim, sordum soruşturdum, araştırdım. Kendime bir N96 aldım :) Karar  vermeden önce bazı kıyaslara gittim, dokunmatik özelliği olan iPhone ve Samsung Innov8 aklımı çeldiyse de, şimdi iyi ki almamışım diyorum. Son iki üç gün boyunca kurcaladım, telefona Windows 3.1 kurmaya kadar bir sürü şey öğrendim. Bunları tek bir yazıda birleştirdim, bir de kendimce inceledim N96’yı. Almadan önce de, aldıktan sonra da işe yarayacaktır.
Devamını oku…

Endgame: Singularity

İlk önce bir blogda gördüm bu sanat şaheserini. Tamam, abarttım, ama bilimle, bilişimle ve dolayısıyla yapay zeka (AI) ile ilgilenen biri olarak bu oyuna bayıldım ben. Öyle ki bir oturuşta bitirdim, tüm herşeyini açtım, çözdüm koydum kenarı. Oyunda ilk olarak basit bir üretim hatasıyız, bir üniversite sunucusunda başladığımız serüvenimize, kıtalar arası sunuculardan, ileri seviyelerde kendimiz için tuttuğumuz depolara, okyanus altı/kutup üslerinden, ay üsleri ve hatta  fazlasına(sürprizi bozmayalım) kadar genişliyoruz. Tabii insanlık henüz bizim gibi bir bilince hazır olmadığından, eğer varlığımız hakkında kesin bir görüşe ulaşırlarsa bizi yok etmekten çekinmiyorlar, o yüzden bir yandan araştırmalar yapıp kendimizi olduğundan daha iyi,zeki ve güçlü yaparken, bir yandan da bizi bulmaya çalışan halkı,devleti,medyayı ve bilim insanlarını atlatmamız gerekiyor.

Bir yapay zekanın zeka ölçüsü CPUsu ile sınırlıdır, biz de önce dedicated hostlardan başlayıp, kuantum bilgisayarlara kadar genişleyen bir yelpazede olabildiğince zeki olmaya çalışıyoruz, bir yandan da fiziksel bir varlık olmadığımız için fiziksel dünyayı etkilememizi sağlayacak(robot araçlar,insanlar gibi) yeni araştırmalar yapıyor, aynı anda binlerce işi yapabildiğimiz için paraya para da demiyoruz.

Harika bir oyun, bu kadar basit ve bu kadar yaratıcı bir yapım da görmemiştim bir süredir, umarım gelişimine devam edilir. Üstelik yeterince de zorlayıcı da. Tasarımına değil içeriğine bakarsanız kesinlikle saatlerce ekrana kitleyecek türden.

Kaynak kodundan indirmek için tıklayın.

Ubuntu kullanıcıları için, sudo apt-get install singularity