George Carlin'den "Religion is Bullshit"

George Carlin, geç farkettiğim (fazlasıyla geç, 2008’de ölmüş maalesef) harika bir komedyen, harikalığı şuradan kaynaklanıyor aslında; hayata dair kendince -ve çoğunlukla, bence de- tutarlı bir bakış açısı var, ancak bunu dinleyicisine ders verir, ya da çok da umursarmış gibi anlatmıyor Carlin. Komedyen olarak çağrılmasının haklı bir sebebi var, çünkü konusunu bir komedyene yakışır şekilde, eğlenceli bir şekilde anlatma yeteneğine sahip, aynı fikirde olmasanız bile eğleniyorsunuz o konuşurken. Kendisine ait bir tarzı, sesi, düşünceleri olan bir komedyen.

Yukarıda verdiğim videosunda da, adından anlaşılabileceği üzere dinlere kısa ve etkili şekilde giydirmiş, neden güneşe tapmanın daha mantıklı olduğunu Carlin’den dinlemek isterseniz bir şans verin :)

Satanist Evlat Arif

Devamı:

Üzerine yapılabilecek yorum var aslında. Çok şey söyleyebilirim. Çünkü talep var ki, bunu izleyip inanan öküzler var ki bu adamlar televizyonda yer işgal edebiliyorlar. Ama onun yerine, hiç bir şey söylemeyeceğim. Yalnız, eğer STVden birilerine falan denk gelirseniz, söyleyin, Arif’ten çok daha iyi rol keserim, 70 milyonu kandırırız valla. Kurtlar vadisi yüzüğüyle “hevi metalci genç” olmuyor, anlatabiliyor muyum?

Üç aylara özel Iman Maiden ve R.E.M. Albümleri!

Yazının orijinali Kabraxis_ adlı bir kullanıcı tarafından Last.FM de yazılmış. O kadar çok güldüm ki blogumda yer vermesem çatlardım :) Bu müthiş eserler için teşekkür ediyoruz kendisine. Bunu okuduktan sonra bir de wincih’in Last.FM’inde gördüğüm ufacık bir hikaye var, burada.

Efendim, bildiğiniz üzere üç aylara yaklaşmamızla beraber Dini bütün san’atçıların bizleri eğlendirme amacıyla yürüttükleri çalışmaları hızlandı. Ben de bu vesileyle mübarek üç aylar içerisinde çıkacak olan albümlerden iki tanesini sizlere tanıtmak isterim:

Devamını oku…

Religulous

[Religulous Afişi]Bu hafta kendimi film izlemeye adadım, ve bu sırada çok ilginç bir yapıtla karşılaştım. Religulous, Religious(dindar) ve Ridiculous(saçma) kelimelerinin birleştirilmesiyle isim almış bir film.  2008’de çekilmiş. Genellikle belgesel olarak tanıtılıyor olsa da, dökümantasyondan çok mizah ağırlıklı.  Bill Maher, sırasıyla bütün semavi dinlerin ve egzotik inançların tapınaklarını geziyor, ilgi çekici kişilerle konuşuyor, bu sırada elbette toplumun da görüşlerine eserinde yer veriyor. Filmi izlediğim süre içinde “bu bir devrim” diyebileceğim türden inanılmaz bilgilerle karşılaşmadım, hatta bence yanlış gözlemler de mevcuttu-ki değineceğim- ama gerçekten güldüğümü söyleyebilirim. Bill’in amacı da bu, dinlerin aslında ne kadar “komik” yönleri olduğuna değinmek ve buradan bir çıkarıma gitmek. Eserin yapımında, Amerika senatörlerinden, Venedik’e-içeri alınmıyorlar- kadar her yeri geziyorlar. Hristiyanlığın eleştirilmesi ise biraz “vakit almış” diyebilirim, filmin izleyici kitlesi Avrupa ve Amerika olunca Islam ve türevlerini bir kenara itmişler gibi geldi.

Devamını oku…