SMARTMONTOOLS ile Sabit diskleri kontrol etmek

Arızalı sabit diskler her zaman bilgisayarların en can sıkan parçaları olmaya devam edecekler. Fanlarla birlikte bilgisayarların demirbaş hareketli parçalarından biri oldukları için, kolayca çöpe koyup kurtulamadığınız gibi, yıllar içerisinde bu ikili size varlıklarını her daim hatırlatacak. Peki Linux üzerinde bir sabit diskin sağlığını nasıl kontrol ederiz?

Öncelikle anlaşılması gereken, sabit disklerin her zaman  “dağ gibi adamdı küt diye gitti anlamadık” formatında ölmedikleridir, en azından 7/24 sabit, titreşimsiz bir alanda, UPS altında saklıyorsanız böyledir, bu tip “ideal” koşullarda  bağıra bağıra, çığlık çığlığa ölürler ki, bu çığlıkları duyup önceden tüm verinizi yedekleyip, can sıkıntısının önüne geçebilirsiniz. Bir ikincisi, günümüzde piyasadaki disklerin tamamı SMART ile gelirler. SMART, çok basitçe işletim sisteminizden disklerin durumunu sorgulama, istatistikleri/sıcaklığı alma ve hatta disklerin kendi self-testlerinin sonuçlarını okuma, ve test yapma olanağı sağlar.

Bir diskte okuma arızalarının yaşanmaya başlanması ilk etapta dosya sisteminde tutarsızlıklar olarak dönebilir, burada karşınıza çıkabilecek durumlardan ilki, dosya sisteminizin ansızın read-only (salt okunur) duruma geçmesi olur Linux’ta. Windows ‘da ise bir uyarı balonu, veya her açılışta karşınıza fırlayan bir CHKDSK olarak gelebilir. Tabii ki dosya sisteminde tutarsızlık demek, illa ki diskte bir sıkıntı demek değil. Diskin size ilk atacağı çığlıkları ise dmesg komutunun çıktısında görebilirsiniz. Linux’ta diskler sd harfiyle başlayıp alfabedeki ilk harfi alırlar. 3 sabit diskiniz varsa, ilk bağlanan sda, son bağlanan sdc olacaktır. DMESG’de [sda] ile başlayan hatalar okumaya başlamış olabilirsiniz, bu ilk sabit diskte bir sıkıntı olma ihtimalini gösteriyor olabilir.

Olmayabilir de. Hala pek çok etken mevcut, daha iyi anlamanın yolu diske sormak. Burada ilk yapacağımız iş, sudo apt-get install smartmontools yaparak SMART izleme araçlarını Linux dağıtımımıza kurmak olacak. Daha sonra sudo smartctl -a  /dev/sda komutunu çalıştırabiliriz. Diskiniz 2.ci diskse sda ‘yı sdb yaparsınız. Karşınıza çok uzun bir çıktı gelmiş olmalı.

Devamını oku…

Casablanca | Raspberry Pi için Yönetim Paneli

casablancacasablancadev
Casablanca, Raspberry Pi için PHP tabanlı bir yönetim/izleme paneli. Kendi Pi ‘m için, PiWWW tabanlı (Atouk ‘un) yazmıştım, paylaşmaya karar verdim. MySQL, veya ekstra bir başka şey gerektirmiyor. Yalnız ilk kurulumda yapmanız gereken bir takım düzenlemeler var, bunları README dosyasında bulabilirsiniz, hatta söylemek gerekirse; o dosyayı okumazsanız Casablanca çalışmayacak. Panel kendi kullanımım için olduğundan menülerde ve arayüzde sizin işinizi görmeyecek şeyler olabilir (sol tarafi Status barında ve üstteki menülerde özellikle), kolayca değiştirmeniz mümkün.

Özellikleri:

  • Parola korumalı
  • Sunucu/Port durum bilgisi
  • Syslog, Message-log, Services çıktısı, tüm PHP oturumlarını sonlandırma
  • Sistem bilgileri: Genel durum, Uptime, Sistem ısısı, CPU/OS/USB bilgileri, DMESG çıktısı, Hafıza kullanımı ve en çok kullananlar, GPIO durumu (Atouk  ‘un, WiringPi gerektirir), Ağ durumu, Disk kullanımı, Turbo durumu, Voltajlar, Frekanslar, Kodekler.
  • Javascript ile yenileme (Sayesinde 3 satır daha JS öğrendim)
  • Tatlı görünüyor olması, bu da bir özellik

Geliştirmeler, yamalarınız ve bilgi almak için: İletişim

Koda ulaşmak için: svn.aranelsurion.org/casablanca

Raspberry Pi 101: RasPi nedir? Ne Yapılır? Alışveriş Rehberi

Raspberry Pi, $35 (80 TL~) gibi bir rakama edinilebilecek, microUSB üzerinden yaklaşık 3 Watt güçle çalışan, kredi kartı büyüklüğünde bir bilgisayar. Raspberry’nin bir kasası yok, sadece bir kart olarak satılıyor. Ancak hafife de almayın, bu küçük bilgisayardan biraz bahsetmek gerekirse:

  • 700 MHz ARM11 CPU
  • Broadcom VideoCore IV GPU (OpenGL ES 2.0 destekli, MPEG-2 ve VC-1 uyumlu. 1080p görüntü çıkışı)
  • 512 MB RAM
  • 2 adet USB çıkışı, HDMI çıkışı, Ethernet, SD kart yuvası, 3,5mm ses çıkışı ve Kompozit çıkış.

Raspberry’nin maliyeti ve boyu, yukarıdaki özelliklerine göre çok küçük. USB, HDMI, SD gibi her türlü desteğin yanı sıra iş görür bir CPU, RAM ve gayet iyi bir GPU ‘ya (Xbox I seviyesinde deniyor) sahipsiniz ve HD oynatabiliyorsunuz. Üstelik tüm bunları 5 V’lık bir microUSB’den aldığınız 3~4 Watt ‘lık güçle yapıyorsunuz. Basit bir kıyasla ortalama bir bilgisayar donanımı 200 Watt~ gibi bir enerjiyi kullanabiliyor. Bu durumda Raspberry ‘i aslında bir kalem pille, güneş enerjisiyle, veya pedal çevirerek çalıştırmanız mümkün. Üstelik  tüm bu donanım siz ne isterseniz onu yapmak için bekliyor, şimdiden bir çok dağıtım ve yazılım bu amaçlar için hazır.

Neler yapılabilir?

Hiç güç tüketmeyip (evdeki diğer her şeye kıyasla), yeterli miktarda performans üreten bir mini bilgisayarla ne yapılır? Üstelik son derece ucuz ve kurcalanabilir olsun. Bu sorunun cevabını size en iyi YouTube verebilir, çünkü RasPi ile yapılabileceklerin sınırı yok. Tamamı hayal gücüne ve isteğe kalmış olmakla beraber, ondan 3 Watt’lık bir bilgisayar da yapabilirsiniz, bir media-center da, sunucu olarak da kullanabilirsiniz, depolama/yedek ünitesi olarak da. Eliniz yatkınsa Raspberry sizin için ev otomasyonu da yapabilir; ışıkları kapatıp, kapıları kilitleyebilir, bir fincan kahve yapıp termostatı ayarlayabilir. Veya arabanızın multimedya sistemiyle değiştirip 80 lira ‘ya çok az enerji tüketen tam kapasiteli bir bilgisayar da taşıyabilirsiniz. Raspberry ‘ye bir kamera bağlarsanız ev güvenlik sistemi de yapabilirsiniz, robot da, bir emulator indirip HDMI’dan TV’nize bağladığınızda kendi oyun konsolunuzu da yapabilirsiniz.

Çok mu saydım? Aslında çok değil, bu saydıklarımın çoğu yapılmış, şuan kullanılan şeyler. Bu liste o kadar uzatılabilir ki. Gezegenin bir yerinde, tamamen güneş enerjili bir Raspberry sunucusu olduğunu, tüm Dünya ‘da elektrikler gitse bile onun açık kalacağını biliyor muydunuz? Mesea bu yapıldı. Peki elimiz yatkın değil veya zamanımız yok, pratik olarak neler yapabiliriz? O zaman kendi beklentilerimi anlatayım, ben ne için istedim Raspberry Pi ‘yi:

Devamını oku…

Nedir bu Jolla?

Jolla, çoğunluğu Nokia’dan tanınmış eski yüzlerden oluşan, Finlandiya menşeili bir akıllı telefon üreticisi. Daha doğrusu geleceğin üreticisi, zira henüz piyasaya çıkmış bir ürünü yok Jolla’nın, bunun için 2013’ü beklemek gerekecek. Peki nedir Jolla, nasıl bir profil çizer, neden önemli?

Jolla’nın asıl ürünü Sailfish OS. Sailfish’in ne olduğunu anlamak için, biraz Mer ‘i anlamak, ancak esasen MeeGo ‘yu ve onun SWIPE arayüzünü anlayabilmek gerek. Dolayısıyla bu son bahsettiğim iki kelimeye aşina değilseniz Google şimdiden sizleri bekliyor. Sailfish, Mer tabanlı bir mobil işletim sistemi, Mer de, zamanında Maemo’nun Diablo sürümünün yerine geçmek için yazılmış, Maemo Reconstructed adında bir proje. Sonradan revize edilip Mer Project haline geldiğinde ise, Qt/QML ve HTML5 tabanlı bir temel mobil dağıtımı halini aldı. Şuanki proje, tabanını MeeGo’dan alıyor, Tizen ile de beraber bir şeyler yapmayı “planlıyor”.  Peki Mer neyi yapmıyor dersek, Mer, ekranı gösterene kadar var, bundan sonraki donanım adaptasyonu ve arayüz kısmında ise yok. Dolayısıyla sadece Mer ‘i kullanarak günlük hayatınızda kullanacağınız bir akıllı telefon elde edemiyorsunuz, daha çok inşaatın temel kısmı denebilir Mer için.

İşte Sailfish’in ortaya çıktığı nokta da burası, Mer ve Nemo Mobile’i temel alıyorsunuz, bir ürün olarak satılabilecek bir mobil işletim sistemine çeviriyorsunuz. Sailfish OS oluyor. Peki neden bu gerekli? Bunun açıklaması da Nokia’nın MeeGo Harmattan’daki bir miktar çuvallaması, ya da “politik olarak doğru” olmak gerekirse, yönünü başka bir yere çevirmesi. Nokia, yönünü Windows Phone’a çevirdiğinde, arkasında SWIPE gibi şahane bir arayüz, çok umut verici bir Linux tabanlı platform ve hali hazırda kullanılabilir, gerçek bir örnek bıraktı. Bugün Jolla, Blackberry ve Mozilla, denebilir ki (tabii ki üçünün de son ürünleri piyasada olmadığından, spekülasyon bu) bu harika çalışmanın meyvelerini, Nokia ‘nın yerine toplamak için çalışıyorlar. Zira ortada daha önce eşi benzeri yapılmamış bir sistem (ki bugün hala MeeGo Harmattan, denebilir ki pek çok yönden eşsiz) var, bu sistem hem kullanıcı etkileşimini önplana alıyor, hem de basit, uygulanabilir, konforlu ve hafif. MeeGo’nun teknik altyapısından çok, MeeGo’nun tasarımı, altında yatan fikir değerli. Tabii sadece bu da değil, hali hazırda kullanılabilir, en azından bir kısmından faydalınabilir bir Linux çözümü olarak da işe yarıyor MeeGo, en büyük yaptığı işse, yaratıcı/yenilikçi bir tasarımla (SWIPE) harika bir altyapının (Linux ve tabanlı araçları) ortaya çıkartabileceği sonuç için bir örnek teşkil etmesi. Daha da iyisi, tüm bu işi yapıp bu ürünü çıkaranların, bir şekilde bunun meyvesini toplamıyor olması.

Devamını oku…

Sublime Text 2: Hayalimdeki IDE

Arabalara, balıklara, hatta posta pullarına ilgi duyabilecekken, evet şu bir gerçek ki benim hobilerimden biri IDE’ler. Hatta bazı günler, ortaya bir iş çıkarmaktansa sadece açıp onların arayüzüne bakmak, sağını solunu kurcalayıp çalışmayı takdir etmek geliyor içimden. Öyle ya, rahatınıza düşkünseniz, hesap makinesi yazmak için bile, a ile b ‘yi toplamak için bile rahat bir koltuğa, 23″ er inç iki ekrana, üst seviye mouse/klavye ikilisine, hızlı bir bilgisayara ve Linux’unuzun üzerinde koşan sağlam bir IDE’ye ihtiyaç duyabiliyorsunuz. Her ne kadar göze takım elbiseyle araba tamir etmek gibi gelse de gerçek bu, uğraştığınız işi eğlenceli bir aktiviteye dönüştürmenin yolu, içine birazcık lüks katmaktan geçiyor.

Sadece bunlar da değil, sanırım bugüne kadar piyasaya çıkmış, bir şekilde birileri tarafından kullanılmış çoğu editörü denemişimdir; NetBeans, Geany, Eclipse, Qt Creator (bunun amacı farklı tabii), hatta Kate, Nano ve kısa süreliğine Vim de, bunların arasına Windows ‘da kullandıklarımı, bir gün kurcalayıp attıklarımı, bugünlerde yeni yeni sayıları artan WebIDE ‘leri de eklerseniz, evet, IDE kurcalamak bence bir hobi. En azından geçen birkaç haftaya kadar böyle düşünüyordum.

Ve sonra.. Ve sonra hayatıma Sublime Text girdi, anladım ki IDE değiştirmek bir hobi değil, bir arayış. Yukarıda saydığım kamyon yüküyle editör, pek çok farklı amaca ve kullanıcıya hizmet peşinde, Nano bu listedeki belki de en özelliksiz, sade editörken, NetBeans ‘in özelliklerinin %10 ‘u kadarını keşfettiğimi sanıyorum. Hepsini bağlayan ortak nokta nedir? Hepsi kötü görünüyor! Yazılım da yazsanız, roman da yazsanız (niye romanı bir editörde yazacağınız bu yazının konusu değil) bu editörlerin arayüzleri bir felaket. Üstelik hepsi çok ağır, açılışları da, çalışmaları da, hantallığı illa ki hissediyorsunuz. Hantal olmayanları da neredeyse hiçbir özelliğe sahip değil, şanslıysanız sentaks renklendirme yapıyorlar sadece, gerisi size kalmış. Sadece bunlar da değil, bu editörler kendi aralarında kamplaşmış gibiler, ya özelliksizler, ya da korkunç karmaşık arayüzleri ve işlevsellikten tamamen uzak yaklaşımlarıyla özelliklerini kullanasınız gelmiyor bile.
Devamını oku…

Hacettepe Üniversitesi Ortalama/Mezuniyet Hesaplayıcı (HUORT)

Günü kurtaran küçük Python betiklerimden biri, genel iskeletini yaklaşık yarım saatte oluşturduğum HUORT; derslerden toplanan kredileri, notları (Hacettepe’nin yeni not sistemine göre) ve bölüm-içi/dışı seçmelilerinizi takip edip, ortalama alan, mezuniyetin mümkün olup olmadığını (=2.00), mezuniyete kaç krediniz kaldığını, kaç dersten ne alırsanız mezun olabileceğinizi gösteren minik bir betik. Türlü çeşit dersi takip etmenin sıkıcı, onların ortalamasını vs. hesaplayıp kafada planlar kurmanınsa apayrı sinir bozucu olduğunu düşündüğüm için, bu yükü güvenle Python’a bırakabiliyorsunuz.

Betikteki mezuniyet ve kredi değerleri HÜ’deki spesifik bir bölüm için, sizin bölümünüz/üniversiteniz için değerleri değiştirirseniz (dönem ortalamaları artık hesaba katılmıyor olduğu için betikte yok) her şekilde ihtiyaca uyum sağlayacak. Zaten kodda da basit bir dosya okuma/yazma ve birkaç döngü dışında birşey olmadığı için bunu yapmakta sorun yaşamayacaksınız. Kendi derslerinizi de DERSKODU KREDI NOT şeklinde (Örn: ABC123 3 A2) girmeniz, ve eğer dersiniz bölüm-içi seçmeliyse ünlem (!), bölüm-dışı seçmeliyse soru işareti (?) koymanız dersleri eklemeniz için yeterli.

Küçük ama faydalı bir betik oldu.

Kod şurada: http://svn.aranelsurion.org/hacks/huort/

P.S: Hayır, SEX117 dersinin kontenjanı yok.

MeeSaver

MeeSaver; MeeGo Harmattan için kilit ekranında değişen resimler oluşturan bir uygulama. Aslında bunu hazırlayıp Mağaza ‘ya süreli, ve unutalı epeyce de oluyor ama gariptir Mağaza ‘dan kaldırılmış. Neyse ki vefalı bir kullanıcının ısrarıyla tekrar QA ‘a gönderecek gücü bulabildim kendimde. Bahaneyle 3000’e yakın kez indirilmiş olduğunu da öğrendim.

Yine kaybolursa diye, burada da bulunsun: İndir (Download)

Benim komut satırım (BASH PS1)

BASH’daki sıkıcı giriş satırından sıkılmadınız mı? En azından ben sıkılmış ve renklendirmiştim. Dün gece de aklıma daha iyisi olup olamayacağı geldi, Internet ‘teki diğer BASH’lardan da kopya çektim tabii. Çok çeşitli pek çok örnek var, ancak ben komut satırının tek satır olması ve sade olması, çok yer kaplamaması ve sisteme efor harcatmaması düşüncesinden hareket ettim. Kendi bakış açımdan; sade, canlı, işlevli ve performanslı oldu. Tabii ki siz kendinizinkini yaparken; klasördeki dosya sayısı/toplam boyuttan, GIT/SVN durumuna, hatta hava durumu gibi egzotik (kanaatimce de biraz gereksiz) çalışmalara girebilirsiniz.

Benimkinde tasarım nispeten basit, ilk alanda saati,  komut sırasını, üçüncüde de bir önceki komutun sonucuna göre, olumluysa gülen olumsuzsa suratsız bir yüz ve buna göre renklendirme görüyorsunuz. Komut sayısının işlevi; diyelim ki 493 numaralı komutunuz “echo -n “6975b5c199dc0dd021d3b341461cbc4c” > md5sum” ise, !493 komutunu verirseniz o komutu tekrar ettirmiş oluyorsunuz, !! ile son komutu tekrar ettirme bilinen bir şey ama, sıralamayı ve pratik kullanımı olabileceğini yeni farkettim. İkinci alanda ise klasik, kullanıcı adı, hostname ve çalışılan klasör mevcut.

Komut satırınızın şekli $PS1 diye bir değişkende saklanıyor, bunu tek bir oturum için (denerken) değiştirmek için PS1=”PS1 AYARINIZ” şeklinde yazabiliyorsunuz. Kalıcı olması içinse /home/kullanıcıadı/.bashrc dosyasını düzenleyip, export PS1 satırında aynı değişikliği uygulamanız gerekli.

İşte o $PS1 satırı: (Biraz uzunca, hepsi tek seferde görünmezse çift tıklayın üzerine, veya soldan tutup sağa çekin)

export PS1="e[1;32m][[t #! `if [ $? = 0 ]; then echo -e 'e[01;32mxE2x98xBA'; else echo -e 'e[01;31mxE2x98xB9'; fi`]e[1;33m][e[31m] [email protected]:w[$[e[32m][e[0m] "

Basitçe ne nedir dersem, t kısmı saati yazıyor, ! kısmı komut sırasını, ortadaki if ‘li ifade gülen yüzleri çizmek için. u ile kullanıcı adı, h ile hostname ve w ile çalışılan klasör yazılmış oluyor. Gerisi de renk kodları.

Bu da ufak bir bonus, nereden kaptığımı hatırlamadığım “cls” alışkanlığımı gidermek için eklemiştim .bashrc ‘ye: alias cls=’clear’

Var mı benim BASH’ım gibisi? :)

Nokia N9 Duvar Kağıtlarım: [email protected]

Maemo Talk! ‘da oluşturulan duvar kağıdı paylaşım başlığına göndermiştim bunu, buraya da ekleyeyim dedim, MeeSaver ‘ımda kullandığım duvar kağıdı koleksiyonumun bir kısmı, PC duvar kağıtlarını düzenleyerek yapmıştım. Resimlerin hepsi 480×854 boyutta, benzer boyutlu diğer mobil cihazlarda da kullanabilirsiniz.

İndirmek için: Tıklayın!