2 Yılın Ardından, MeeGo’yu Nasıl Bilirdik?

n950ven9

2 yıl önce bu günlerde, MeeGo Türkiye ‘de yayınlayacağımız bir inceleme hazırlıyordum, o dönemde MeeGo ‘yu takip ettiyseniz, bunun Nokia N9 incelemesi olduğunu biliyorsunuzdur. Geçen süre, ve tabii ki Nokia ‘nın “stratejileri”, MeeGo ‘yu da, N9 ‘u da bir anlamda tarihin tozlu sayfalarına doğru itekledi, N9, 2 senedir zamanda hareketsiz, yeni bir güncelleme, tünelin ucunda bir ışık olmadan öylece, bir grup seveninin elinde dolaşıp durdu, MeeGo ‘nun çok önde başladığı yarışta zamansız ölümünden sonra hala, N9 ‘un mirasına sahip çıkıp, bayrağı alıp götüren bir ürün ortaya çıkabilmiş değil, diğer yandan MeeGo ‘nun huzursuz ruhu, tabutundan ara sıra fırlayıp, eski kullanıcılarının rüyalarına girmeye, kendini hatırlatmaya da son vermiyor. Akıllı telefonlar, geçen zamanda hem donanımsal, hem de yazılımsal olarak çok ilerlediyse de, gözden kaçan bu güzellikleri, forumdan bir arkadaşın sayesinde ulaştığım UnleashThePhones.com ‘un yazısıyla  bir kez daha anımsadım. Yaklaşık bir yıla yakındır iPhone kullanırken, kendimce en çok özlediklerimi de ben yazayım dedim:

Devamını oku…

"Tizen ile Mobil Yaşam" (OYLG '13)


“Tizen ile Mobil Yaşam” Sunumu

Özgür Yazılım Günleri 2013 ‘ün sonuna geldik, ben de İstanbul  Bilgi Üniversitesi’nde Oytun Eren ile beraber yaptığımız sunumdan oldukça memnun ayrıldım. Konuşmanın maalesef bir videosunu çekmemişiz; kısaca, Tizen cihazlarından, geliştirme olanaklarından, nasıl geliştirildiğinden ve geleceğinden biraz bahsettik. HTML5 ve Tizen Türkiye ‘den de birkaç cümlede bahsetmeye çalıştım. Sunumun sonuna doğru yaptığım mini Firefox OS reklamı işe yaramış olacak ki çıkışta Mozilla standını tamamen bizim dinleyicilerimiz istila etmişlerdi. :)

Yanımızda bir de cihaz getirdik, hatta sunum sırasında arkadaşlarımızın da deneme fırsatı oldu, onları da sahneye alıp bir de Tizen ile Mobil Yaşam hatıra fotoğrafı çektirdik. Yukarıdaki fotoğraf işte o an, RD-210 geliştirici cihazından alınmış bir kare, ve Tizen ile çekilmiş ilk fotoğraflardan biri. Sunumda kullandığımız slaytları da hemen altındaki bağlantıya tıklayarak alabilirsiniz. Sunuma katılan, varlığıyla ve sorularıyla yanımızda bulunan herkese tekrar teşekkürler.

Bir sonraki yıl görüşmek üzere,

Cydia Tweak Listesi (2013)

evasi0n-jailbreak

iPhone ‘un en sıkıntılı yanı, bir Apple ürünü olması. Bu da maalesef en olmadık yerde kısıntıya gidilmiş, ısrarla eklenmemiş özellikler, gereksiz sınırlamalar demek oluyor bazen. iOS ‘unuzu jailbreak yapmak oldukça kolay bir işlem, Google’dan pek çoğunu bulabileceğiniz son derece basit yöntemlerle jailbreak yapmak mümkün. Jailbreak ‘in kendisi, cihaz için pek de sıkıntılı değil. Asıl sıkıntıları ise Cydia mağazası üzerinden kurduğunuz ekstra özellikler yapıyor ki, neyi kurup neyi kurmayacağınıza dikkat etmeniz gerek. Hepsini haftalardır kendim kullandığım, benim Cydia tweaklerimden bir liste yaptım, hepsi çok önemli eksikleri kapatıyor benim için.

En gerekliler:

  • Tab+: Muhtemelen Cydia ‘dan ilk indirmeniz gereken, çok basit bir tweak, tek özelliği Safari ‘deki maksimum 8 sekme sınırını kaldırmak. Bu son derece yersiz sınırlamayı kaldırdığınızda, aynı anda 15 – 20 sekmeyi yavaşlama olmadan kullanabiliyorsunuz.

Devamını oku…

Aranel Surion'un iPhone 5'i

Apple_ThinkDifferent

Yazının başlığını ben koymadım, Apple koydu, her iPhone ile cihazınıza verilen varsayılan isimlendirme bu, muhtemelen ilk seferde bulamayacağınız için söyleyeyim, değiştirmek için Hakkında ekranına gitmek gerekiyor bu cihazın. iPhone ‘un 5’i, Galaxy S’in 3’ü derken, sanırım bu cihazların hedef al(a)madığı bir kitleye aidim ben. Peki son üç cihazım N900, N950 ve N9’ken, biraz da iPhone kullanmak nasıl mı oluyor, işte şöyle oluyor:

Biliyorum ki bir trilyon iPhone incelemesi var piyasada, hiçbirini okumadımsa da hepsinin üç aşağı beş yukarı ne yazacağını kestirebilirim, bu yüzden ben yazmayacağım bunları tekrar, oldukça geç kalmış bir inceleme yerine, iPhone’u bir Linux kullanıcısı gözünden ele almayı, N9 ile kıyaslamayı, aklı fikri yerinde, penguenin anlamını bilen adamlar bunu kullanabilir mi, işte biraz bundan bahsedeyim diyorum. iPhone ‘uma para vermedim, bu yüzden 2000 lira bağlanan bu cihazları eleştirirsem kusuruma bakmayınız, en azından doğru/mantıksal bağlantılar kurmaya çalışacağım yazarken. Peki benim neler dikkatimi çekti iPhone 5’te, bunu bir “bilmeniz gerekenler” yazısı olarak ele alın:

Tasarım

Apple ürünlerinin tasarımı hep üstün ifade edilir. Bu benim için yeterince tartışmaya açık olsa da, iPhone 5’in tasarımı aman da aman değil, diğer iPhone ‘lardan ve hatta Android ‘lerden çok farklı görünmüyor aslında. İşin gerçeği bu sektörde seksiliğin tanımını en son N9 yaptı, üstüne henüz birşey konabildiğine ben inanmıyorum. Zevkler kullanıcıdan kullanıcıya değişir tabii ama, lütfen bir siyah veya cyan N9 ‘u elinize alıp, iPhone 5 bundan güzel görünüyor diyebilin, ama sesiniz titremesin. Benim iPhone tasarımına dair en kayda değer bulduğum kısmı “elma”. Evet 5’in de tabii ki bir elması var, böylece bir telefona 2000 ~ 3000 lira verebildiğinizi gösterebilme fonksiyonu korunmuş. Yalnız gerçekten inandırıcı olması açısından, mümkünse arkasına kabartma harflerle “Tek Çekim” yazdırın.

Tasarıma not düşmek gerekirse; iPhone 5 epeyce ince ve hafif, benim gibi adamların elinde kırılgan duruyorsa da alıştığınızda hoşunuza gidiyor. Gerçi incelik konusu artık mantık/ihtiyaç sınırlarını çoktan aştığından 5’in ince olup olmadığı sizin için de pek farketmeyecek. Yalnız hakkını vermek gerekiyor ki iPhone 5 hafif. Arka kasanın pek bir numarası yok, tabii burada yine N9’a kıyaslıyorum. Ancak aksessuar çeşitliliği inanılmaz olduğu için, düzgün bir kasa alırsanız hem gerçekten güzel görünen bir iPhone’unuz olacak, hem de hemen kırılmayacak, benden duymadınız. Benimkinin arkasında HTR Case  yazıyor, siyah ve kenarları göze hoş gelen bir materyalden yapılmış, bulabilirseniz öneriyorum bunu.

Soldaki ses tuşlarının yanında bir Sessiz düğmesi mevcut. iPhone’lara uzağım dedim ya, muhtemelen diğer iPhone ‘larda da var olduğunu sandığım bu tuş için Apple’ı takdir edebilirim, hem çok işlevsel, hem de o “tik” hissi çok oturaklı. Yalnız çok absürd bir hoparlör yerleşimi var ki, bir ara bozdum sandım, oysa ki parmağım kapatıyormuş. Sadede gelirsem; Nokia N9’ın halen bariz en seksi akıllı telefon olduğunu iddia edebilirim. Sonradan gelen WP’lere yapılan ufak tefek değişiklikler ve WP butonları tasarımı duman ettiyse de, N9’un tasarımı halen iPhone 5’den iyi.
Devamını oku…

Nedir bu Jolla?

Jolla, çoğunluğu Nokia’dan tanınmış eski yüzlerden oluşan, Finlandiya menşeili bir akıllı telefon üreticisi. Daha doğrusu geleceğin üreticisi, zira henüz piyasaya çıkmış bir ürünü yok Jolla’nın, bunun için 2013’ü beklemek gerekecek. Peki nedir Jolla, nasıl bir profil çizer, neden önemli?

Jolla’nın asıl ürünü Sailfish OS. Sailfish’in ne olduğunu anlamak için, biraz Mer ‘i anlamak, ancak esasen MeeGo ‘yu ve onun SWIPE arayüzünü anlayabilmek gerek. Dolayısıyla bu son bahsettiğim iki kelimeye aşina değilseniz Google şimdiden sizleri bekliyor. Sailfish, Mer tabanlı bir mobil işletim sistemi, Mer de, zamanında Maemo’nun Diablo sürümünün yerine geçmek için yazılmış, Maemo Reconstructed adında bir proje. Sonradan revize edilip Mer Project haline geldiğinde ise, Qt/QML ve HTML5 tabanlı bir temel mobil dağıtımı halini aldı. Şuanki proje, tabanını MeeGo’dan alıyor, Tizen ile de beraber bir şeyler yapmayı “planlıyor”.  Peki Mer neyi yapmıyor dersek, Mer, ekranı gösterene kadar var, bundan sonraki donanım adaptasyonu ve arayüz kısmında ise yok. Dolayısıyla sadece Mer ‘i kullanarak günlük hayatınızda kullanacağınız bir akıllı telefon elde edemiyorsunuz, daha çok inşaatın temel kısmı denebilir Mer için.

İşte Sailfish’in ortaya çıktığı nokta da burası, Mer ve Nemo Mobile’i temel alıyorsunuz, bir ürün olarak satılabilecek bir mobil işletim sistemine çeviriyorsunuz. Sailfish OS oluyor. Peki neden bu gerekli? Bunun açıklaması da Nokia’nın MeeGo Harmattan’daki bir miktar çuvallaması, ya da “politik olarak doğru” olmak gerekirse, yönünü başka bir yere çevirmesi. Nokia, yönünü Windows Phone’a çevirdiğinde, arkasında SWIPE gibi şahane bir arayüz, çok umut verici bir Linux tabanlı platform ve hali hazırda kullanılabilir, gerçek bir örnek bıraktı. Bugün Jolla, Blackberry ve Mozilla, denebilir ki (tabii ki üçünün de son ürünleri piyasada olmadığından, spekülasyon bu) bu harika çalışmanın meyvelerini, Nokia ‘nın yerine toplamak için çalışıyorlar. Zira ortada daha önce eşi benzeri yapılmamış bir sistem (ki bugün hala MeeGo Harmattan, denebilir ki pek çok yönden eşsiz) var, bu sistem hem kullanıcı etkileşimini önplana alıyor, hem de basit, uygulanabilir, konforlu ve hafif. MeeGo’nun teknik altyapısından çok, MeeGo’nun tasarımı, altında yatan fikir değerli. Tabii sadece bu da değil, hali hazırda kullanılabilir, en azından bir kısmından faydalınabilir bir Linux çözümü olarak da işe yarıyor MeeGo, en büyük yaptığı işse, yaratıcı/yenilikçi bir tasarımla (SWIPE) harika bir altyapının (Linux ve tabanlı araçları) ortaya çıkartabileceği sonuç için bir örnek teşkil etmesi. Daha da iyisi, tüm bu işi yapıp bu ürünü çıkaranların, bir şekilde bunun meyvesini toplamıyor olması.

Devamını oku…

Nokia, Özgür Yazılım Dünyasından Ayrıldı


Nokia ve Microsoft’un sunduğu canlı webcast birkaç dakika önce bitti, sanıyorum ki FOSS’un, özellikle mobil Linux’ların yiyebileceği en ağır darbelerden biri oldu bu, Maemo ile birlikte ilk kez ana akım cihazlarda GNU/Linux görmeyi beklerken, Nokia tüm FOSS camiasından ayrıldığını açıklamış oldu.

Kısaca gelişmeler şöyle: Artık Nokia R&D (Araştırma/Geliştirme) bütçesini kısacak, Symbian’ın gelişimine tamamen son verilecek, Ovi mağazası Microsoft Marketplace’e entegre edilecek, MeeGo’ya yapılan yatırım %50 oranında kısılacak, Qt için bir açıklama gelmedi sanıyorum ama, ona da Nokia’nın destek vermek için bir amacı yok, çünkü Nokia Windows Phone kullanan yeni cihazlarında Qt kullanmayacak. MeeGo ilk defa bu kadar büyük bir güçle, mobil cihazların etrafını (netbook,IVI,smartphone,tablet..) saracakken Nokia’nın bu yaptığına küfür etmemek çok zor. Sonuçta Nokia, Dell gibi, HTC gibi sadece cihaz üreten uyduruk bir üreticilerden biri olacağı gibi, tüm geliştirme projelerinin fişini çekiyor ve FOSS desteğine son vererek baş düşmanlarından biri olan Microsoft ile anlaşıyor.

Devamını oku…

1 Yılda Maemo/N900 Gelişmeleri (veya: OSS 101)

Bundan yaklaşık 1 yıl kadar önce N900 ve Maemo üzerine bir inceleme yazmıştım. Halen muhtelemen Nokia N900 üzerine bulabileceğiniz en detaylı incelemedir, ve oldukça da tuttu, amaç sadece dökümantasyon eksiğini gidermek iken Maemo üzerine yazdığım üç yazı, blogumun en çok yorumlanan üç yazısı oldu, yine ilk 10’da Maemo ile ilgili 5 yazı var. İncelemeyi bitirirken sonlara doğru Maemo’nun açık bir platform oluşunun bu cihazı daha çok daha geliştirebileceği ve açık kaynak mobil cihaz tasarımının faydalarını dilim döndüğünce anlatmaya çalışmıştım. O gün incelemeyi yazarken insanları çok fazla heveslendirip yanlış bir alışverişe yol açmaktan kaçındığımı söyleyebilirim ama bugün için aslında ne kadar doğru konuşmuşum, keşke detaylıca anlatsaymışım diyorum. Bu yazımda Maemo bir yılda ne kadar ilerledi ve OSS (Açık Kaynak Yazılım) bu gelişime ne kadar katkıda bulundu, biraz bunlardan bahsedeceğim. İşin mutfağıyla ilgilenmeyenler için sıkıcı olabilir, uyarımı yapayım.

Devamını oku…

Sony Ericsson MBW-150, N900 üzerinde OpenWatch İncelemesi


Kendime bir kol saati arıyordum, önce akıllı, ne bileyim GSM’li, müzik çalarlı bir şeyler almayı düşündüm, ancak cebimde N900 taşırken GSM’li kol saati ihtiyacım yoktu aslında, ben de zaten James Bond değildim. Sonra aklım ThinkGeek’deki E-Ink saate kaydı, neredeyse alacaktım da. Hiçbir zaman estetik insanı olamadım, bence fonksiyonellik estetiği döver. E-Ink saat gerçekten estetik ve hoş durmasına rağmen içim rahat etmedi çünkü epey bir parayı, saati göstermekten daha teknolojik bir iş yapmayan bir alete bayacaktım, kaybet kaybet anlaşması gibi bir şey. Sonra Maemo forumlarında OpenWatch’i gördüm, oradan yola çıkıp MBW’yi araştırdım derken kendimi bir MBW-150 almış ve mutlu bir müşteri olarak buldum. İşte bu incelemede SE MBW-150 ‘yi, ne numaraları olduğunu ve N900 üzerinde OpenWatch deneyimimi anlatacağım.

Devamını oku…

MeeGo Türkiye

Türkiye’de henüz Maemo’lu cihazlar satışa sunulmamasına rağmen, Maemo-yeni adıyla MeeGo- ilgi çekmiş görünüyor. Hemen her Debian GNU/Linux için bir destek sitesi varken MeeGo için olmasa olmazdı. Blogumu da sürekli MeeGo/Maemo içeriğiyle işgal etmekten hem yorulduğum, hem de burada doğrudan bana sorulan soruların asıl yerinin burası olmamasından dolayı gönüllü bir projeyle MeeGo Türkiye’yi açmaya karar verdim. Henüz fazla bir şeyimiz yok ve nasıl inşa edileceği geri-bildirimlere bağlı olacak. Maemo konusunda içerik geliştirebilecek ve projeyi benim adıma yönetebilecek insanlara da ihtiyaç var. Mobil GNU/Linux dağıtımları ve dolayısıyla Maemo/MeeGo ile ilgileniyorsanız MeeGo Türkiye’de faydanız dokunacaktır. Projeyle ne kadar ilgilenebileceğim bir destek sitesine ne kadar ihtiyacımız olduğu ve ne kadar kişinin kullandığıyla doğru orantılı olacak.

Şimdilik sitede Haberler, Dökümanlar, Paketler, kullanıcıların iletişimi için Forumlar ve kullanıcıların kendi içeriklerini paylaşabilecekleri bir Blog Gezegeni ve bir Twitter Gezegeni var. Ihtiyaca göre Wiki, IRC kanalı, Q/A Servisi ve Depo da eklenebilir ancak şimdilik bunlara ihtiyaç olacağını veya kullanılacağını düşünmediğimden eklemiyorum. Eksik gördüğünüz, eklenmesini/değiştirilmesini istediğiniz şeyleri bana bildirmeniz çok yardımcı olacaktır.

Bu gelişmeyle  beraber, blogumdaki Maemo yazılarının altına Maemo soruları yöneltilmemesini de rica ediyorum. Elbette yazıyla alakalı konularda yorum yazabilirsiniz ancak Türkçe paketi altına “Kamerayı kullanamıyorum” gibi yorumların sayısı gittikçe artıyor ve tek başıma bunlara cevap vermemin, verebilsem bile düzgün bir şekilde sıralamanın yolu yok, bunun yerine MeeGo Türkiye’yi kullanabilirsiniz.

Web adresi: http://www.meegoturkiye.org