Endgame: Singularity

İlk önce bir blogda gördüm bu sanat şaheserini. Tamam, abarttım, ama bilimle, bilişimle ve dolayısıyla yapay zeka (AI) ile ilgilenen biri olarak bu oyuna bayıldım ben. Öyle ki bir oturuşta bitirdim, tüm herşeyini açtım, çözdüm koydum kenarı. Oyunda ilk olarak basit bir üretim hatasıyız, bir üniversite sunucusunda başladığımız serüvenimize, kıtalar arası sunuculardan, ileri seviyelerde kendimiz için tuttuğumuz depolara, okyanus altı/kutup üslerinden, ay üsleri ve hatta  fazlasına(sürprizi bozmayalım) kadar genişliyoruz. Tabii insanlık henüz bizim gibi bir bilince hazır olmadığından, eğer varlığımız hakkında kesin bir görüşe ulaşırlarsa bizi yok etmekten çekinmiyorlar, o yüzden bir yandan araştırmalar yapıp kendimizi olduğundan daha iyi,zeki ve güçlü yaparken, bir yandan da bizi bulmaya çalışan halkı,devleti,medyayı ve bilim insanlarını atlatmamız gerekiyor.

Bir yapay zekanın zeka ölçüsü CPUsu ile sınırlıdır, biz de önce dedicated hostlardan başlayıp, kuantum bilgisayarlara kadar genişleyen bir yelpazede olabildiğince zeki olmaya çalışıyoruz, bir yandan da fiziksel bir varlık olmadığımız için fiziksel dünyayı etkilememizi sağlayacak(robot araçlar,insanlar gibi) yeni araştırmalar yapıyor, aynı anda binlerce işi yapabildiğimiz için paraya para da demiyoruz.

Harika bir oyun, bu kadar basit ve bu kadar yaratıcı bir yapım da görmemiştim bir süredir, umarım gelişimine devam edilir. Üstelik yeterince de zorlayıcı da. Tasarımına değil içeriğine bakarsanız kesinlikle saatlerce ekrana kitleyecek türden.

Kaynak kodundan indirmek için tıklayın.

Ubuntu kullanıcıları için, sudo apt-get install singularity

Eylül/Ekim/Kasım'da yepyeni oyunlar

Eylül ayına girişimizle beraber, harika oyunlar bizleri bekliyor. Normalde oyun listesi tutmayan, oyunlarla bu derece haşır neşir olup takip etmeyen ben bile, kendim için kapsamlı bir oyun listesi yaptım. Ekim ayında eski klasiklerin müthiş çevirilerini (Red Alert 3, Fallout 3) , Kasım’da ise yepyeni fikirlerle gelen Mirror’s Edge ve tabii ki bir oyun klasiği olan Grand Theft Auto IV var. Bu ay sadece bir başlangıç, Ekim ve Kasım’da oyun yağmuruna tutulacağız.

Hazırladığım listeyi de paylaşayım dedim, zirâ eğer oynayacak oyun arayanlardansanız, bu tip listeler çok işe yarıyor, hem de IGN gibi platformlarda yüzlerce çöp oyunun arasında sürünmekten kurtuluyorsunuz. Listeye göz atmadan(veya direkt c/p etmeden) önce belirteyim ki, kendi oyun zevkime uymayan bazı oyunları liste dışı bırakmış olabilirim. Eğer sizin de önerileriniz varsa mutlaka yorum atın ki oynayayım bende, oyun oynayasım var! :) Kırmızı yazdıklarım kendimce “çok önemli” işaretlediklerimdir. Siz dikkat etmeseniz de olur.

Devamını oku…

Oyungezer Temmuz Sayısı, Süper! :)

Benimle ilgili çoğu beni tanıyan kişinin bildiği bir şey varsa, o da oyun oynamayı (özellikle RPG, MMO, RTS ve FPS-yaratıcı olanları- türleri) çok sevdiğimdir.

Her ne kadar Linux’a gönül verdiysem de, oyun oynamadan, oyunları takip etmeden duramam, mümkün değil. Hal böyle olunca, dergilerinde yakın takipçisi oluyorum.

Asıl bahsetmek istediğim, OGZ’nin bu sayısı. Mutlaka herkes tarafından edinilmeli. Alın, okuyun, sindirin, o derece. Diablo 3’ü kapak yapan Dünya çapında ilk dergi olması zaten müthiş, onun dışında, sayfalarca Diablo 3 ilk bakış yazısı, Metal Gear Solid IV incelemesi, Mass Effect -ki müthiş bir oyun- incelemesi.. Yetmedi mi? Göktuğ Yüksel üstad tarafından yazılmış(kimileri için bu bile dergiyi alma sebebidir :) ) Race Driver GRID (başka bir mükemmel oyun) incelemesi, Silent Hill : Homecoming ! Daha ne beklerim bir dergiden? Donanım sayfası da ayrı bir güzel üstelik, Sapphire Radeon HD 4850’i tanıtmışlar, Ubidays 2008 ve takipçileri için OGZ Dövüş Klübü yazıları.. Tamam ben sustum, linki veriyorum:

http://www.oyungezer.com.tr/content/view/446/136/

Kadim Topraklar

Uzak Diyarlar kapandıktan sonra, yenilikçi , hızlı ve geniş özellikleri olan bir MUDun eksikliği hissedilmeye başlandı, hem de çok :) Bu sebeple  4 Ölümsüz (Yönetici) olarak Kadim Topraklar projesine başladık, şu adresten ulaşabilirsiniz: http://www.kadimtopraklar.org

“MUD Nedir?” derseniz, çok basit anlamda çok oyunculu metin tabanlı oyun, fakat metin tabanlı olması sizi aldatmasın, MUDlar son derece karmaşık ve gelişkin yapılı yazılımlar aslında. MUDları, diğer “Role Playing Game” lerden ayıran asıl şey ise, gerçekten “Role Playing” olabilmesi. Tamamen text tabanlı olduğu için, rol kesmekte sınır tanımıyorsunuz.

Eskilerden birilerinin(Randalin Gamwood muydu o? :) ) dediği gibi : “MUD oyuncuları trendleri değil düşlerini izleyenlerden çıkar.”

Oyuna ulaşmak için, basit bir TELNET istemcisi yeterli olacaktır, fakat karakter kodlamalarında sorun çıkartabilir bunlar. Bu açıdan, kapsamlı bir istemci tercih edebilirsiniz, Windows için MUSHClient , Linux için KildClient oldukça iyi yazılımlar, ikiside sitede var. Sadece alışmaya çalışın, ve önyargılı olmayın. Son olarak ; Bağımlılık yapıcıdır, dikkatli olun! :)

Crossover Games 7.0 vs Wine 0.9.58

Lxer adlı Linux sitesinde Crossover Games ile Wine arasında performans karşılaştırması yapılmış. 3DMark’ın farklı versiyonları ile yapılan testlerde DX10 kullanılmamış(e haliyle) , tüm test oyunlarında CGames’in ezici bir gücü var bence, bir kaç test kategorisi hariç daha iyi performans sergilemiş denilebilir, fakat çok ciddi bir fark var diyemeyiz.

Link: [via]

Linux'da En İyi Oyunları Keşfedin! #1

Tremulous, OpenArena, Western Quake 3.. Bunları Linux kullanıcısı olan topluluk olarak her gün oynuyoruz. Fakat, hiç daha profesyonel bir çalışma, ya da birazcık olsun ekran kartınızı zorlayabilecek bir yapım istemediniz mi? Peki ya Windows’dan Linux’a “native” port edilebilen oyunlar hakkında fikriniz var mı? Bu yazımda Linux için en iyi oyunları, tecrübelerime de dayanarak açıklıyorum.

Yazımın ilk bölümünde ID Software‘in harika oyunlarından bahsedeceğim.

Devamını oku…