"Tizen ile Mobil Yaşam" (OYLG '13)


“Tizen ile Mobil Yaşam” Sunumu

Özgür Yazılım Günleri 2013 ‘ün sonuna geldik, ben de İstanbul  Bilgi Üniversitesi’nde Oytun Eren ile beraber yaptığımız sunumdan oldukça memnun ayrıldım. Konuşmanın maalesef bir videosunu çekmemişiz; kısaca, Tizen cihazlarından, geliştirme olanaklarından, nasıl geliştirildiğinden ve geleceğinden biraz bahsettik. HTML5 ve Tizen Türkiye ‘den de birkaç cümlede bahsetmeye çalıştım. Sunumun sonuna doğru yaptığım mini Firefox OS reklamı işe yaramış olacak ki çıkışta Mozilla standını tamamen bizim dinleyicilerimiz istila etmişlerdi. :)

Yanımızda bir de cihaz getirdik, hatta sunum sırasında arkadaşlarımızın da deneme fırsatı oldu, onları da sahneye alıp bir de Tizen ile Mobil Yaşam hatıra fotoğrafı çektirdik. Yukarıdaki fotoğraf işte o an, RD-210 geliştirici cihazından alınmış bir kare, ve Tizen ile çekilmiş ilk fotoğraflardan biri. Sunumda kullandığımız slaytları da hemen altındaki bağlantıya tıklayarak alabilirsiniz. Sunuma katılan, varlığıyla ve sorularıyla yanımızda bulunan herkese tekrar teşekkürler.

Bir sonraki yıl görüşmek üzere,

Aranel Surion'un iPhone 5'i

Apple_ThinkDifferent

Yazının başlığını ben koymadım, Apple koydu, her iPhone ile cihazınıza verilen varsayılan isimlendirme bu, muhtemelen ilk seferde bulamayacağınız için söyleyeyim, değiştirmek için Hakkında ekranına gitmek gerekiyor bu cihazın. iPhone ‘un 5’i, Galaxy S’in 3’ü derken, sanırım bu cihazların hedef al(a)madığı bir kitleye aidim ben. Peki son üç cihazım N900, N950 ve N9’ken, biraz da iPhone kullanmak nasıl mı oluyor, işte şöyle oluyor:

Biliyorum ki bir trilyon iPhone incelemesi var piyasada, hiçbirini okumadımsa da hepsinin üç aşağı beş yukarı ne yazacağını kestirebilirim, bu yüzden ben yazmayacağım bunları tekrar, oldukça geç kalmış bir inceleme yerine, iPhone’u bir Linux kullanıcısı gözünden ele almayı, N9 ile kıyaslamayı, aklı fikri yerinde, penguenin anlamını bilen adamlar bunu kullanabilir mi, işte biraz bundan bahsedeyim diyorum. iPhone ‘uma para vermedim, bu yüzden 2000 lira bağlanan bu cihazları eleştirirsem kusuruma bakmayınız, en azından doğru/mantıksal bağlantılar kurmaya çalışacağım yazarken. Peki benim neler dikkatimi çekti iPhone 5’te, bunu bir “bilmeniz gerekenler” yazısı olarak ele alın:

Tasarım

Apple ürünlerinin tasarımı hep üstün ifade edilir. Bu benim için yeterince tartışmaya açık olsa da, iPhone 5’in tasarımı aman da aman değil, diğer iPhone ‘lardan ve hatta Android ‘lerden çok farklı görünmüyor aslında. İşin gerçeği bu sektörde seksiliğin tanımını en son N9 yaptı, üstüne henüz birşey konabildiğine ben inanmıyorum. Zevkler kullanıcıdan kullanıcıya değişir tabii ama, lütfen bir siyah veya cyan N9 ‘u elinize alıp, iPhone 5 bundan güzel görünüyor diyebilin, ama sesiniz titremesin. Benim iPhone tasarımına dair en kayda değer bulduğum kısmı “elma”. Evet 5’in de tabii ki bir elması var, böylece bir telefona 2000 ~ 3000 lira verebildiğinizi gösterebilme fonksiyonu korunmuş. Yalnız gerçekten inandırıcı olması açısından, mümkünse arkasına kabartma harflerle “Tek Çekim” yazdırın.

Tasarıma not düşmek gerekirse; iPhone 5 epeyce ince ve hafif, benim gibi adamların elinde kırılgan duruyorsa da alıştığınızda hoşunuza gidiyor. Gerçi incelik konusu artık mantık/ihtiyaç sınırlarını çoktan aştığından 5’in ince olup olmadığı sizin için de pek farketmeyecek. Yalnız hakkını vermek gerekiyor ki iPhone 5 hafif. Arka kasanın pek bir numarası yok, tabii burada yine N9’a kıyaslıyorum. Ancak aksessuar çeşitliliği inanılmaz olduğu için, düzgün bir kasa alırsanız hem gerçekten güzel görünen bir iPhone’unuz olacak, hem de hemen kırılmayacak, benden duymadınız. Benimkinin arkasında HTR Case  yazıyor, siyah ve kenarları göze hoş gelen bir materyalden yapılmış, bulabilirseniz öneriyorum bunu.

Soldaki ses tuşlarının yanında bir Sessiz düğmesi mevcut. iPhone’lara uzağım dedim ya, muhtemelen diğer iPhone ‘larda da var olduğunu sandığım bu tuş için Apple’ı takdir edebilirim, hem çok işlevsel, hem de o “tik” hissi çok oturaklı. Yalnız çok absürd bir hoparlör yerleşimi var ki, bir ara bozdum sandım, oysa ki parmağım kapatıyormuş. Sadede gelirsem; Nokia N9’ın halen bariz en seksi akıllı telefon olduğunu iddia edebilirim. Sonradan gelen WP’lere yapılan ufak tefek değişiklikler ve WP butonları tasarımı duman ettiyse de, N9’un tasarımı halen iPhone 5’den iyi.
Devamını oku…

Raspberry Pi 101: RasPi nedir? Ne Yapılır? Alışveriş Rehberi

Raspberry Pi, $35 (80 TL~) gibi bir rakama edinilebilecek, microUSB üzerinden yaklaşık 3 Watt güçle çalışan, kredi kartı büyüklüğünde bir bilgisayar. Raspberry’nin bir kasası yok, sadece bir kart olarak satılıyor. Ancak hafife de almayın, bu küçük bilgisayardan biraz bahsetmek gerekirse:

  • 700 MHz ARM11 CPU
  • Broadcom VideoCore IV GPU (OpenGL ES 2.0 destekli, MPEG-2 ve VC-1 uyumlu. 1080p görüntü çıkışı)
  • 512 MB RAM
  • 2 adet USB çıkışı, HDMI çıkışı, Ethernet, SD kart yuvası, 3,5mm ses çıkışı ve Kompozit çıkış.

Raspberry’nin maliyeti ve boyu, yukarıdaki özelliklerine göre çok küçük. USB, HDMI, SD gibi her türlü desteğin yanı sıra iş görür bir CPU, RAM ve gayet iyi bir GPU ‘ya (Xbox I seviyesinde deniyor) sahipsiniz ve HD oynatabiliyorsunuz. Üstelik tüm bunları 5 V’lık bir microUSB’den aldığınız 3~4 Watt ‘lık güçle yapıyorsunuz. Basit bir kıyasla ortalama bir bilgisayar donanımı 200 Watt~ gibi bir enerjiyi kullanabiliyor. Bu durumda Raspberry ‘i aslında bir kalem pille, güneş enerjisiyle, veya pedal çevirerek çalıştırmanız mümkün. Üstelik  tüm bu donanım siz ne isterseniz onu yapmak için bekliyor, şimdiden bir çok dağıtım ve yazılım bu amaçlar için hazır.

Neler yapılabilir?

Hiç güç tüketmeyip (evdeki diğer her şeye kıyasla), yeterli miktarda performans üreten bir mini bilgisayarla ne yapılır? Üstelik son derece ucuz ve kurcalanabilir olsun. Bu sorunun cevabını size en iyi YouTube verebilir, çünkü RasPi ile yapılabileceklerin sınırı yok. Tamamı hayal gücüne ve isteğe kalmış olmakla beraber, ondan 3 Watt’lık bir bilgisayar da yapabilirsiniz, bir media-center da, sunucu olarak da kullanabilirsiniz, depolama/yedek ünitesi olarak da. Eliniz yatkınsa Raspberry sizin için ev otomasyonu da yapabilir; ışıkları kapatıp, kapıları kilitleyebilir, bir fincan kahve yapıp termostatı ayarlayabilir. Veya arabanızın multimedya sistemiyle değiştirip 80 lira ‘ya çok az enerji tüketen tam kapasiteli bir bilgisayar da taşıyabilirsiniz. Raspberry ‘ye bir kamera bağlarsanız ev güvenlik sistemi de yapabilirsiniz, robot da, bir emulator indirip HDMI’dan TV’nize bağladığınızda kendi oyun konsolunuzu da yapabilirsiniz.

Çok mu saydım? Aslında çok değil, bu saydıklarımın çoğu yapılmış, şuan kullanılan şeyler. Bu liste o kadar uzatılabilir ki. Gezegenin bir yerinde, tamamen güneş enerjili bir Raspberry sunucusu olduğunu, tüm Dünya ‘da elektrikler gitse bile onun açık kalacağını biliyor muydunuz? Mesea bu yapıldı. Peki elimiz yatkın değil veya zamanımız yok, pratik olarak neler yapabiliriz? O zaman kendi beklentilerimi anlatayım, ben ne için istedim Raspberry Pi ‘yi:

Devamını oku…

Bir Ekşi Klasiği (:

Bugün fırsatını bulup biraz ekşi sözlüğe bakınayım dedim, gördüğüm başlıklardan biri, önce birkaç entry, kısa sürede onlarca entrysiyle gülme krizine soktu beni. Hem “Apple ürünü aldım coolum” havası yapan beyinsiz Apple müritlerine olan nefretimden sanırım, hem de görüntünün komikliğinden bir yerlere kaydedeyim, kaybolmasın dedim, ileride olur da  birşey için ekşiyi eleştirecek olursam da kendime bu “önemli eseri” bana ulaştırdığı için teşekkür notu eklemeyi hatırlatayım. Unutmadan, ekşi entryleri olduğu için hepsi oldukça ağır argolar içeriyor:

Devamını oku…

Akıllı Kol Saatleri

Daha önce SE MBW-150 Executive incelemesi yapmıştım, Engadget’da bu sıralar ardı ardına yeni saatler görünce hepsini derleyip ufak bir özet çıkarmak istedim, unuttuklarım ya da bahse değer görmediğim ürünler olmuş olabilir, altına yorum olarak girebilirsiniz. Bulabildiğim farklı saatleri tanıtmaya çalıştım, aralarında telefonla beraber, yarı-ayrı veya tamamen kendisi telefon gibi çalışan modeller mevcut, benim daha çok önerdiklerim Sony Ericsson olanlar, SE bu işi uzun süredir yapıyor ve ortaya becerikli ürünler çıkartıyor, tabii yazıyı okuduktan sonra kararı yine kendiniz vereceksiniz :)

SE MBW-150 Executive Edition
En üste bunu aldım çünkü bunu kullanıyorum :) Detaylı bir incelemesini zaten yapmıştım, özete dahil etmek gerekirse; MBW-150 hemen her telefonla uyumlu Bluetooth mesaj/arama/bilgi gösterme, arama reddetme,  medya oynatıcı yönetme (durdur/çal/ses),  şarkı bilgileri, senkronlu dijital saat/tarih, titreşimli uyarı, suya dayanıklılık, hırsız alarmı gibi özelliklere sahip çok şık bir kol saati, yaklaşık 7+7 gün batarya süresine sahip ve Executive dışında iki farklı modeli daha mevcut. Üstelik ekranında istediğiniz her metni gösterebildiğiniz için telefon üzerinde geliştirdiğiniz uygulamalarla işlevler arttırılabiliyor, farklı MBW-150 bağlantı yazılımları farklı ve ekstra işlevler bulundurabiliyor. (Uygulama başlatma,API,Değiştirilebilir Ana Ekran,Batarya Gösterme). Fiyatı Amazon’da 210 TL.

Devamını oku…

Sony Ericsson MBW-150, N900 üzerinde OpenWatch İncelemesi


Kendime bir kol saati arıyordum, önce akıllı, ne bileyim GSM’li, müzik çalarlı bir şeyler almayı düşündüm, ancak cebimde N900 taşırken GSM’li kol saati ihtiyacım yoktu aslında, ben de zaten James Bond değildim. Sonra aklım ThinkGeek’deki E-Ink saate kaydı, neredeyse alacaktım da. Hiçbir zaman estetik insanı olamadım, bence fonksiyonellik estetiği döver. E-Ink saat gerçekten estetik ve hoş durmasına rağmen içim rahat etmedi çünkü epey bir parayı, saati göstermekten daha teknolojik bir iş yapmayan bir alete bayacaktım, kaybet kaybet anlaşması gibi bir şey. Sonra Maemo forumlarında OpenWatch’i gördüm, oradan yola çıkıp MBW’yi araştırdım derken kendimi bir MBW-150 almış ve mutlu bir müşteri olarak buldum. İşte bu incelemede SE MBW-150 ‘yi, ne numaraları olduğunu ve N900 üzerinde OpenWatch deneyimimi anlatacağım.

Devamını oku…

Turkish Localization (turkish-l10n) 0.1 – Maemo 5

Turkish Localization 0.1 & Türkçe Yerelleştirme 0.1 (turkish_l10n_0.1)

Garage sayfası: https://garage.maemo.org/projects/turkish-l10n/

Açıklama
Nokia N900’de kullanılan Maemo 5 işletim sistem arayüzünü Türkçe diline çeviren paket. Bu paket, Maemo 5 arayüzünün ve varsayılan olarak getirdiği paketlerin ve GTK2.0 ile Ovi Maps çevirilerini içerir. Üçüncü parti yazılım desteği sunmamaktadır. Yazılımını Türkçe paketiyle uyumlu şekilde Türkçe dilinde çıkartmak isteyen geliştiriciler, dil paketlerini şuraya yükleyebilirler:
/usr/share/locale/tr_CY/LC_MESSAGES/

Bu paket, Nokia tarafından dağıtılmamış uygulama çevirilerini içermez.

GNU/GPL lisanslıdır ve ücretsiz olarak dağıtılır. Hiç bir şekilde ticari amaçlarla kullanılamaz, yeniden satılamaz, izinsiz olarak ticari projelerde kullanılamaz, ürünle birlikte ekstra fonksiyon olarak pazarlanamaz.

Devamını oku…

N900'ün dezavantajları

xkcd comic
Şu sıralar Nokia N900 üzerinde yoğun bir gizem var, ürün piyasaya çıkmış olmasına rağmen bilgi akışının yetersizliği sanıyorum hem tablet kullanıcılarını hedef alması, hem de smartphone kullanıcılarının kafasını karıştıran Maemo. Cihaz hakkında çok şey duymuş, okumuşsunuzdur ve çoğunluğu tahmin ediyorum ki iyi şeylerdir. O yüzden ben de “çok da tatlı olmayan şeyler” listesi yapmak istedim, bir N900 sahibi olmadan önce bilmeniz gerekir diye:

Devamını oku…

Maemo ve Android – Hangisi daha özgür?

Bu yazıyı cool900.blogspot.com (Comparing Freedom on Maemo and Android) yazısından aldığım veriler ile yazdım, lütfen yazıdan faydalandıysanız eserin orijinal yazarına saygı göstermeyi unutmayın. Yazın orijinalinin çevirisi değil, üzerine eklemeler yapılmış halidir.

Nokia N900 ve tabii ki Maemo 5 Frementle geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı, henüz Türkiye’ye  getirilmesi gibi bir plan olmamasına rağmen GittiGidiyor gibi kişiden kişiye satış sitelerinde bulabiliyorsunuz. Ancak daha önemlisi, Mobil platformda özgür yazılım bayrağını taşıyabileceği düşünülen Android, artık gerçek ve sağlam bir rakibe sahip. Hatta öyle ki, Android’in pabucu dama atılabilir. Yazılımın özgürlüğü her iki işletim sistemininde en büyük iddiası, bu yüzden yazıda 4 başlıkta inceleyeceğiz:

  1. Kullanıcı Erişim Hakları
  2. Beraber Çalışılabilirlik ve Standartlar
  3. Kapalı Kaynak Yazılım Varlığı
  4. Pratikte Özgürlük

Devamını oku…

Korsanı Marijinalize Etmek

Kaçınız scene gruplarını takip ediyor, ya da The Pirate Bay davasına ilgi gösteriyor bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ki, Internet özgürlüğünün son günlerini yaşıyor olabilir.

Internet, bazılarınızın artık hatırlayamadığı bir geçmişte kalmış gibi olsa da, ülkemizde sadece bir kaç sene önce, kimsenin elini uzatamadığı, gerçek anlamda özgür, yasaların işle-ye-mediği bir yerdi. Kendi küçük kasabamızda mutlu mutlu yaşıyor, dataların akışını izleyerek mest oluyorduk, durum şu ki, artık o dünyada yaşamıyoruz. Kısıtlamalar ve sansür, bir kaç DNS oyunuyla görmezden gelinebiliyor, fakat mesele bu değil. Geçtiğimiz günlerde TPB aleyhine işleyen dava süreci bir kez daha gösterdi ki, egemenler ve şirketlerinin hedefi hackerler değil. Hayır, saysanız parmakla gösterilebilecek kadar az, bilgisayarla ilgilenen, GNU/Linux’tan zevk alan, amerikan filmlerinde şişman ve gözlüklü tabir edilen kitleyi hedef almıyorlar. Çünkü bu kitle, siz ne kadar sansürde yeni ufuklara yol açsanız da, mutlaka arkanızdan dolaşmanın bir yolunu bulacaktır.
Devamını oku…